Habertürk’e "Üçlü Konsorsiyum" Aşısı mı Geliyor?
Gülben Ergen’in paralı abonelik hamlesinden Cem Küçük’ün ekranlara vedasına, TRT’nin Feriye’deki şaşaalı buluşmasından Habertürk kulislerinde konuşulan satış pazarlıklarına… Medya ve sanat dünyasının izahı zor, mizahı bol gündemi mercek altında.
Değerli okurlar, NATO toplantılarının gri havasını, Ankara’nın o meşhur ve bitmek bilmeyen bürokratik kasvetini arkamda bırakıp tatili sonuna kadar hak etmiş bir "Angaralı" olarak yola çıkıyorum. Eşimle birlikte Ayvalık tabelasını görüp bedenimi Ege’nin tuzlu sularına bırakmadan önce, şu memleket gündemine iki kelam etmezsem gözüm açık giderdi.
Biz "Acaba memlekette yarın ne olacak?" diye dertlenirken, medyamızın ve sanat dünyamızın geldiği nokta tam olarak şu meşhur mottoyu hatırlatıyor: "İzahı olmayanın mizahı olur!"
53 Yaşında Abonelik Telası: Bornozla Sanat İcra Etmek!
İlk durağım, "sanatçı" tanımının içinin nasıl içinin boşaltıldığının canlı kanıtı olan Gülben Ergen. Üç tane boyu kadar erkek çocuğu olan 53 yaşındaki Gülben Hanım, baktı ki her toplumsal olayda twit atmak gündemde kalmaya yetmiyor, şimdi de Instagram üzerinden paralı abonelik sistemine geçmiş.

İnstagram’da bikinili ve bornozlu videolarıyla abonelerine "özel bilgiler" ve “hayat dersleri” sunuyor. Yıllardır "Gülben Ergen evde ne yiyor, ne içiyor, bornozunun ipini nasıl bağlıyor?" diye uykusuz kalan geniş kitleler nihayet rahat bir nefes almıştır herhalde!
Paraya ihtiyacı var deseniz değil; bu yaştan sonra TikTok jenerasyonuna özenip influencer olayım dese, o da oturmuyor. Memlekette sanatçı profili dijital dilencilik ile magazin haberciliği arasında sıkışıp kalmış durumda.
Yazık ki ne yazık.

Cem Küçük’ün Zor Zorunlu Tatili…
Diğer yanda ise ekran karşısında çekirdeğimizi çıtlatarak izlediğimiz o meşhur "ekran içi hesaplaşmalar" var. Yıllardır engin öngörüleriyle habercilikte adeta çığır açan(!), ekranların kadrolu nizamatçısı ‘Gazeteci!!!’ Cem Küçük’ün TGRT Haber ve Türkiye Gazetesi ile yolları sessiz sedasız ayrıldı.
Son olarak Fatih Atik ile CHP’deki "mutlak butlan" tartışmasında millete parmak sallayıp "Bir duruşunuz olsun!" diye köpürürken, meğer kendi bastığı zemin çoktan kayıyormuş da haberi yokmuş.

Tamar Tanrıyar ile tutuştukları o seviyesiz polemik ise tam bir ibret vesikasıydı. Şantajlar, hamilelik iddiaları, gizli hatlar, bel altı tehditler...
Aman Allah’ım! Ekranda milletin vatan sevgisini, ahlakını, siyasi duruşunu tartıya çıkaranların arka bahçesinden meğer lağım akıyormuş da haberimiz yokmuş!
Her gün kasetten, şantajdan bahsedenlerin düştüğü bu lağım çukuru, "Bana dokunmayan bin yaşasın" haberciliğinin de en trajikomik jübilesi oldu. Günün sonunda "Alayınızı yakarım" diye kükreyen Cem Bey, kendi yaktığı ateşin dumanında ekrandan buharlaşıp gitti.

TRT’nin Feriye Toplantıları ve Kamuda Tasarruf…
Son durağımız ise kamusal lüksün adresi TRT. Sinema sektörünü desteklemek amacıyla düzenlenen "TRT 12 Punto" etkinliği için Ortaköy Feriye’de devasa bir buluşma gerçekleşti. Oscar’lı yönetmenler, Cannes direktörleri, uluslararası yapımcılar boğaza karşı ağırlandı.

Sinemaya destek olunmasın demiyoruz, elbette olsun. Ancak iktidarın "Kamuda Tasarruf Tedbirleri" genelgeleri yayınlayıp memurun servisini kesmeye kalkıştığı bir dönemde, Feriye mekanındaki bu şaşaalı buluşmanın TRT’ye, yani biz mükelleflere maliyeti ne oldu acaba?

TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı bu faturayı açıklayıp merakımızı giderir mi?
Hiç sanmıyorum..!

Habertürk’e "Üçlü Konsorsiyum" Aşısı mı Geliyor?
Sektörde konuşulanlara göre TMSF yönetimi, elindeki bu koca medya grubunu bir an önce devredip sırtındaki yükten kurtulmanın derdindeymiş. Masada ciddi bir mesai var anlayacağınız. İddia o ki; üçlü bir konsorsiyum oluşturan iş insanları ile medya sektörünün içinden geçen, iktidara yakın bir ekip masaya oturmuş bile. Hukuki pürüzler ve prosedürler hallolur hallolmaz bu dev satışın el sıkışmayla noktalanacağı söyleniyor.
İşin en trajikomik tarafı ne biliyor musunuz? Habertürk ve Show TV (Can Yayın Holding) satılmıştı hatırlarsanız. İşte o dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı ve üst düzey yöneticilik yapmış olan Kenan Tekdağ’ın bir elinin hâlâ bu grubun üzerinde olduğu, gölge patronluk yapmaya devam ettiği iddia edilmekte…
Anlayacağınız, medya kartları tekrar dağıtılıyor ama oyuncular da patronlar da hep aynı tanıdık simalar.
Ben Ege’nin serin sularına atlamaya gidiyorum dostlar. Memleketin bu sıcak gündemi zaten insanı yakmaya yetiyor!