17 Ağu 2026 22:17 Son Güncelleme: 17 Ağu 2026 22:17

Büyük İstanbul Depremi: İstanbul’da büyük deprem olacak mı, ne zaman olacak?

Büyük İstanbul depremi, Marmara Denizi’ndeki aktif faylar nedeniyle bilim insanlarının önemli risk başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlar İstanbul ve çevresini etkileyebilecek 7’nin üzerinde bir deprem üretme potansiyeline dikkat çekerken depremin kesin tarihinin önceden bilinmesinin mümkün olmadığını vurguluyor. Bu nedenle çalışmalar, tarih tahmini yerine binaların ve altyapının güçlendirilmesine odaklanıyor. Peki, İstanbul’da büyük deprem olacak mı, ne zaman bekleniyor?

İstanbul’da büyük deprem olacak mı ve ne zaman olacak soruları, Prof. Dr. Naci Görür’ün 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümündeki açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nden geçen kollarının büyük deprem üretme potansiyeli bulunduğunu belirten bilim insanları, İstanbul için kesin bir gün veya yıl vermiyor. Fayların geçmişteki davranışları, sismik boşluklar ve gerilim birikimi üzerinden olasılık hesapları yapılabiliyor ancak bu çalışmalar deprem takvimi anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre öncelik, riskli binaları belirlemek, altyapıyı güçlendirmek ve kenti deprem dirençli hale getirmek olmalı. Peki, beklenen Marmara depremi kaç büyüklüğünde olabilir ve İstanbul’un hangi bölgeleri daha fazla risk taşıyor?

İSTANBUL’DA BÜYÜK DEPREM OLACAK MI?

Marmara Denizi’nin altından geçen Kuzey Anadolu Fayı, büyük ve yıkıcı depremler üretebilen aktif bir fay sistemi olarak izleniyor. Bilim insanları, İstanbul ve çevresinin gelecekte güçlü bir depremden etkilenme olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Bu değerlendirme, depremin hemen meydana geleceği anlamına gelmiyor. Ancak İstanbul’un jeolojik konumu, geçmişte yaşanan depremler ve Marmara’daki aktif faylar, kentin uzun vadeli deprem tehlikesi altında olduğunu gösteriyor.

AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası da İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde kuvvetli yer hareketi tehlikesi bulunduğunu ortaya koyuyor. Harita, bir binanın tek başına güvenli veya güvensiz olduğunu değil, belirli bölgelerde beklenen yer hareketi seviyelerini gösteriyor.

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ NE ZAMAN OLACAK?

İstanbul depreminin gerçekleşeceği kesin tarih bilinmiyor. Günümüzdeki bilimsel yöntemlerle bir depremin gününü, saatini veya yılını önceden güvenilir biçimde belirlemek mümkün değil.

Uzmanlar fayların hareketlerini, geçmiş depremleri ve bölgedeki gerilim birikimini inceleyerek belirli zaman aralıklarına ilişkin olasılık hesapları yapabiliyor. Bu hesaplar kesin tarih değil, uzun vadeli risk değerlendirmesi niteliği taşıyor.

İnternette dolaşan İstanbul depremi tarihi iddiaları bilimsel deprem tahmini olarak kabul edilmiyor. Vatandaşların yalnızca resmî kurumların ve alanında uzman bilim insanlarının açıklamalarını takip etmesi önem taşıyor.

NACİ GÖRÜR İSTANBUL DEPREMİ İÇİN TARİH VERDİ Mİ?

Prof. Dr. Naci Görür, beklenen İstanbul veya Marmara depremi için kesin bir gün ve yıl açıklamadı. Depremin ne zaman meydana geleceğinin söylenemeyeceğini, ancak Marmara’daki fayların büyük deprem üretme potansiyelinin bulunduğunu ifade etti.

Görür, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümündeki mesajında Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesini istedi. Büyük depremin nerede ve ne zaman yaşanacağı tartışmasından önce kentlerin dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Son açıklaması yalnızca İstanbul’a yönelik yeni bir deprem tahmini içermiyor. Türkiye genelinde büyük depremlerin yaşanabileceğine dikkat çeken uzun vadeli bir hazırlık çağrısı niteliği taşıyor.

İSTANBUL DEPREMİ KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNDE OLACAK?

Marmara Denizi’ndeki fayların hangi bölümünün ve ne uzunlukta kırılacağı önceden bilinmediği için olası depremin büyüklüğü de kesin olarak açıklanamıyor.

Farklı bilimsel senaryolarda 7 ve üzerindeki büyüklükler değerlendiriliyor. Bazı uzmanlar, fay segmentlerinin kırılma biçimine bağlı olarak yaklaşık 7,2 ile 7,6 arasında değişebilecek senaryolara dikkat çekiyor.

Bu rakamlar gerçekleşecek depremin kesin büyüklüğü değil, farklı fay kırılma modellerine dayanan olası senaryolardır. Depremin yol açacağı hasar ise yalnızca büyüklüğe bağlı değildir.

Hasarı etkileyen unsur

Neden önemli?

Depremin büyüklüğü

Açığa çıkan enerjiyi belirler

Merkeze olan uzaklık

Sarsıntının hissedilme seviyesini etkiler

Depremin derinliği

Yüzeydeki yer hareketini değiştirebilir

Zemin özellikleri

Yumuşak zeminlerde sarsıntı büyüyebilir

Binanın dayanıklılığı

Can ve mal kaybındaki temel etkenlerdendir

Fayın kırılma yönü

Enerjinin hangi bölgelere yöneldiğini etkileyebilir

MARMARA’DAKİ HANGİ FAYLAR İZLENİYOR?

Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisindeki kuzey kolu, bilimsel çalışmaların merkezinde bulunuyor. Bu sistem üzerinde Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ segmentleri olarak adlandırılan bölümler yer alıyor.

Uzmanların önemli bölümü, büyük deprem açısından özellikle Marmara’nın kuzeyindeki fay sistemine dikkat çekiyor. Fayın hangi bölümünün önce kırılacağı veya birden fazla segmentin aynı deprem sırasında etkilenip etkilenmeyeceği kesin olarak bilinmiyor.

Marmara’daki sismik hareketlilik, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından sürekli izleniyor.

23 NİSAN 2025 DEPREMİ BÜYÜK DEPREMİ TETİKLEDİ Mİ?

23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerde kuvvetli biçimde hissedildi. Sarsıntının ardından beklenen büyük Marmara depremiyle ilişkisi tartışıldı.

Tek bir depremin ardından “büyük deprem kesin olarak yaklaştı” veya “risk tamamen ortadan kalktı” sonucu çıkarılamaz. Orta büyüklükte bir sarsıntının fay sistemindeki bütün birikmiş enerjiyi boşalttığı da varsayılamaz.

Fay üzerindeki etkilerin anlaşılabilmesi için depremin konumu, kırılma mekanizması, artçı dağılımı ve çevredeki segmentlerle ilişkisi birlikte incelenir.

İSTANBUL’DA EN RİSKLİ İLÇELER HANGİLERİ?

İstanbul’daki deprem riski yalnızca ilçe adına bakılarak belirlenemez. Aynı ilçede farklı zemin yapısına, bina yaşına ve yapı kalitesine sahip mahalleler bulunabilir.

Marmara Denizi’ne yakınlık, gevşek veya dolgu zeminler, sıvılaşma olasılığı ve dayanıksız yapı stoku bazı alanlarda hasar riskini artırabilir. Avrupa Yakası’nın güneyindeki kıyı kesimleri ile eski yapıların yoğun olduğu bölgeler risk çalışmalarında özellikle inceleniyor.

Bununla birlikte sağlam zemindeki mühendislik hizmeti almamış bir bina riskli olabileceği gibi, görece zayıf zeminde yönetmeliğe uygun inşa edilmiş bir bina daha güvenli olabilir. Kesin değerlendirme için bina bazında mühendislik incelemesi gerekir.

DEPREM TEHLİKESİ İLE BİNA RİSKİ AYNI ŞEY Mİ?

Deprem tehlikesi, bir bölgede belirli düzeyde yer sarsıntısı meydana gelme olasılığını ifade eder. Deprem riski ise bu sarsıntının binalar, insanlar, altyapı ve ekonomik faaliyetler üzerinde doğurabileceği kayıpları kapsar.

Bir bölgenin deprem tehlikesinin yüksek olması, o bölgedeki her binanın yıkılacağı anlamına gelmez. Binanın tasarımı, yapım yılı, kullanılan malzeme, taşıyıcı sistem, zeminle ilişkisi ve sonradan yapılan müdahaleler sonucu doğrudan etkiler.

AFAD’ın tehlike haritası veya belediyelerin bölgesel taramaları, tek bir apartman için dayanıklılık raporu yerine geçmez.

BİNANIN DEPREME DAYANIKLI OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Binanın güvenliği yalnızca dışarıdan bakılarak veya yaşına göre kesin biçimde belirlenemez. Yetkili kurum ve uzman mühendisler tarafından ayrıntılı inceleme yapılması gerekir. Değerlendirmede genellikle şu unsurlar incelenir:

  • Binanın projesi ve ruhsat bilgileri

  • Yapım yılı ve tabi olduğu deprem yönetmeliği

  • Beton ve donatı özellikleri

  • Kolon, kiriş ve perde sistemleri

  • Zemin koşulları

  • Taşıyıcı sisteme sonradan yapılan müdahaleler

  • Binadaki çatlak, korozyon ve oturma belirtileri

  • Deprem performans analizi sonuçları

Kolon kesilmesi, taşıyıcı duvarların kaldırılması veya binanın zemin katında geniş açıklıklar oluşturulması gibi müdahaleler önemli riskler doğurabilir.

İSTANBUL’DA TSUNAMİ RİSKİ VAR MI?

Marmara Denizi’nde deprem veya deprem tarafından tetiklenebilecek denizaltı heyelanları nedeniyle tsunami oluşma olasılığı bulunuyor. Ancak Marmara için değerlendirilen tsunami senaryoları, okyanus kıyılarındaki çok büyük tsunamilerle aynı ölçekte ele alınmıyor.

Kıyıya yakın ve alçak bölgelerde su baskını, güçlü akıntılar ve deniz seviyesinde ani değişimler meydana gelebilir. Kuvvetli ve uzun süren bir depremden sonra kıyı şeridinden uzaklaşılarak daha yüksek bölgelere geçilmesi önem taşıyor.

Kandilli Rasathanesi, Marmara Denizi’nde tarih boyunca tsunami olaylarının kaydedildiğini belirtiyor.

İSTANBUL DEPREMİNE KARŞI NASIL HAZIRLIK YAPILMALI?

Büyük İstanbul depremine yönelik hazırlık hem kamu kurumlarının hem de vatandaşların sorumluluğunda bulunuyor. Binaların güçlendirilmesi temel öncelik olmakla birlikte aile düzeyinde alınabilecek önlemler de hayati önem taşıyor. Deprem öncesinde yapılması gerekenler:

  • Binanın deprem performansını uzmanlara inceletmek

  • Ağır mobilyaları duvara sabitlemek

  • Aile afet ve iletişim planı hazırlamak

  • Toplanma alanını önceden öğrenmek

  • Su, gıda, ilaç ve temel ihtiyaçlardan oluşan afet çantası hazırlamak

  • Doğal gaz ve elektrik vanalarının yerini öğrenmek

  • E-Devlet üzerindeki acil durum bilgilerinin güncelliğini kontrol etmek

  • Deprem sırasında “çök-kapan-tutun” hareketini uygulamak

DEPREMİN TARİHİ DEĞİL, HAZIRLIK DÜZEYİ BELİRLEYİCİ

Büyük İstanbul depreminin kesin tarihini bugün için bilmek mümkün değil. Bilimsel veriler ise İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin güçlü bir depremden etkilenme tehlikesinin ciddiyetini koruduğunu gösteriyor. Bu nedenle “Deprem ne zaman olacak?” sorusundan önce binaların güvenliği, altyapının dayanıklılığı ve afet sonrası müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi önem taşıyor. Uzmanların ortak mesajı, depremin önlenemeyeceği ancak doğru hazırlıkla büyük bir insani felakete dönüşmesinin engellenebileceği yönünde.