Alihan Kuriş'e yöneltilen suçlamalar neler? İşte Alihan Kuriş'in gözaltına alınmasının nedeni
Süleymancılar cemaatinin lideri olarak bilinen Alihan Kuriş’in gözaltına alındığı soruşturmada suçlamalar ve MASAK raporunun ayrıntıları ortaya çıktı. Savcılık, Kuriş’i soruşturmaya konu yapılanmanın lideri olmakla suçlarken dosyada kara para aklama, kamu kurumlarını dolandırma ve vergi usulsüzlüğü iddiaları yer aldı. 100 milyar TL’yi aşan para hareketi, yüksek nakit girişleri ve şirket bölünmeleri mercek altına alındı. Peki Alihan Kuriş neyle suçlanıyor?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Alihan Kuriş’e yöneltilen suçlamalar belli oldu. Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Kuriş, savcılık açıklamasında hiyerarşik ve ekonomik çıkar amacıyla faaliyet gösterdiği öne sürülen yapılanmanın lideri olarak gösterildi. Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurumları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından soruşturma yürütülüyor. Dosyaya giren MASAK raporunda 2020 sonrasında hızla büyüyen şirketler, kaynağı açıklanamayan yüksek nakit girişleri, sahte fatura şüphesi doğuran işlemler ve yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen 100 milyar TL’yi aşan para hareketi dikkat çekti. Peki bu suçlamalar ne anlama geliyor ve soruşturmanın merkezindeki şirketler hangi işlemler nedeniyle incelemeye alındı?
ALİHAN KURİŞ NEYLE SUÇLANIYOR?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Alihan Kuriş ve beraberindeki şüpheliler hakkında beş ayrı suç isnadı kapsamında soruşturma yürütüyor. Dosyada Kuriş’in, ekonomik çıkar elde etmek amacıyla hiyerarşik biçimde faaliyet gösterdiği öne sürülen yapılanmayı kurduğu ve yönettiği iddia ediliyor.
Soruşturmanın diğer şüphelileri hakkında ise yapılanmadaki konumlarına ve faaliyetlerine göre suç örgütüne üye olma suçlaması araştırılıyor. Savcılık ayrıca bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve şirketlerin para hareketlerinin kara para aklama, kamu kurumlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık ve vergi mevzuatına aykırılık oluşturup oluşturmadığını inceliyor.
SUÇ ÖRGÜTÜ KURMA VE YÖNETME SUÇLAMASI
Alihan Kuriş’e yöneltilen en önemli suçlama, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek. Savcılık, soruşturmaya konu faaliyetlerin birbirinden bağımsız ticari işlemler mi yoksa emir-komuta ilişkisi içinde yürütülen organize bir ekonomik yapı mı olduğunu araştırıyor.
Bir yapılanmanın ceza hukuku bakımından suç örgütü kabul edilebilmesi için yalnızca birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi yeterli olmuyor. Yapının belirli bir hiyerarşiye, sürekliliğe, iş bölümüne ve suç işlemeye elverişli araçlara sahip olduğunun delillerle ortaya konulması gerekiyor.
Kuriş’in şirketlerin yönetimindeki rolü, mali kararlar üzerindeki yetkisi, şüpheliler arasındaki görev dağılımı ve para transferlerinden haberdar olup olmadığı soruşturmanın bu bölümünde incelenecek.
SUÇ ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA İDDİASI
Dosyadaki diğer şüphelilerin bir bölümüne suç örgütüne üye olma suçlaması yöneltiliyor. Soruşturma makamları, şüphelilerin yapıyla ilişkilerinin dini veya sosyal bağın ötesine geçip geçmediğini ve iddia edilen ekonomik faaliyetlere bilinçli biçimde katılıp katılmadığını araştırıyor.
Bir topluluğa mensup olmak veya onun sosyal faaliyetlerine katılmak tek başına suç örgütü üyeliği anlamına gelmiyor. Şüphelilerin örgütsel hiyerarşiye dâhil olduklarının ve suç teşkil ettiği ileri sürülen faaliyetlere bilerek katkıda bulunduklarının somut delillerle gösterilmesi gerekiyor.
Adli kaynaklar, soruşturmanın herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına değil, hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir yapılanmanın bulunup bulunmadığına odaklandığını belirtiyor.
KARA PARA AKLAMA SUÇLAMASI
Soruşturmanın mali açıdan en kapsamlı bölümünü suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama iddiası oluşturuyor. Savcılık, kaynağı suç olduğu öne sürülen paraların şirketler ve ticari işlemler üzerinden yasal gelir görünümüne kavuşturulup kavuşturulmadığını araştırıyor.
MASAK raporunda şirket hesaplarına yapılan yüksek nakit girişleri, şirketler arasındaki transferler, bağlı ortaklıklara aktarılan sermaye ve yurt dışı para hareketleri ayrıntılı biçimde incelendi.
KAMU KURUMLARINI DOLANDIRMA İDDİASI
Şüpheliler hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan da soruşturma yürütülüyor. Dosyanın bu bölümünde şirketlerin kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği işlemler, beyanları, teşvikler, vergi uygulamaları ve kamu zararına neden olabilecek mali faaliyetleri inceleniyor.
Savcılık açıklamasında hangi kamu kurumunun ne kadar zarara uğratıldığına ilişkin ayrıntılı ve kesinleşmiş bir tablo paylaşılmadı. Kamu zararının bulunup bulunmadığının ve varsa miktarının şirket kayıtları, banka hareketleri, vergi incelemeleri ve uzman raporlarıyla hesaplanması bekleniyor.
VERGİ USUL KANUNU’NA MUHALEFET SUÇLAMASI
Dosyada yer alan bir diğer suçlama Vergi Usul Kanunu’na muhalefet. MASAK raporunda bazı şirketlerin mal alış ve satış kayıtlarında yüksek tutarlı karşılıklı işlemlerin bulunduğu, bu hareketlerin sahte faturalaşma şüphesi bakımından dikkat çekici olduğu aktarıldı.
Şirketlerin ticari kayıtlarıyla banka hareketlerinin birbiriyle uyuşup uyuşmadığı, düzenlenen faturaların gerçek mal veya hizmet teslimine dayanıp dayanmadığı ve vergi kaybı oluşup oluşmadığı araştırılıyor.
Sahte belge düzenleme veya kullanma iddiasının kesinleşmesi için faturaya konu ticari işlemin gerçekte yapılıp yapılmadığının vergi müfettişleri ve bilirkişiler tarafından incelenmesi gerekiyor.
MASAK RAPORUNDA HANGİ TESPİTLER YER ALDI?
Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporunda, incelenen şirketlerden bir bölümünün 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem hacimleriyle mal alış ve satış miktarlarını belirgin biçimde artırdığı belirtildi.
Raporda, bu büyümeyle eş zamanlı olarak şirket bölünmeleri ve devir işlemlerinin gerçekleştirildiği, yüksek sermayeyle yeni şirketler kurulduğu ve yeni şirketlerin farklı illerde, önceki şirketlerden farklı faaliyet alanlarında kaydedildiği aktarıldı.
Bazı şirketlerin sermaye dışında yeterli öz kaynağı, mal alış-satış kaydı veya transfer açıklaması bulunmamasına rağmen yüksek tutarlı bağlı ortaklık finansmanı yaptığı öne sürüldü.
Savcılık, şirketlerin bu yöntemlerle mali kayıtların izlenmesini ve para hareketlerinin takip edilmesini zorlaştırmayı amaçlayıp amaçlamadığını araştırıyor.
YÜKSEK NAKİT GİRİŞLERİ MERCEK ALTINDA
MASAK incelemelerinde şirketlerin bir bölümünde çeşitli ödeme kuruluşları üzerinden transferler yapıldığı ve yüksek miktarda nakit sirkülasyonu bulunduğu belirtildi.
Özellikle şirket ortaklarının şirket hesaplarına kaynağı izaha muhtaç yüksek tutarlı nakit girişleri yaptığı, söz konusu paraların daha sonra sermaye artırımında kullanıldığı ileri sürüldü.
Şirket hesaplarına nakit olarak yatırılan veya transfer edilen tutarların, yapılanmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şirketler ve ticari kuruluşlar arasında dolaştırıldığı iddiası da dosyaya girdi.
İncelemede bu paraların kaynağı, ticari işlemlere dayanıp dayanmadığı ve şirketlerin gerçek faaliyet hacmiyle uyumlu olup olmadığı araştırılacak.
NAYLON FATURA ŞÜPHESİ NEDİR?
MASAK raporunda şirketler arasında gerçekleştirilen yüksek tutarlı karşılıklı mal alış ve satış işlemlerinin sahte faturalaşma ihtimali bakımından incelenmesi gerektiği belirtildi. Savcılığın üzerinde durduğu ihtimale göre gerçekte gerçekleşmeyen ticari işlemler faturayla yapılmış gibi gösterilmiş ve para transferlerine ticari gerekçe oluşturulmuş olabilir.
100 MİLYAR TL’LİK PARA TRAFİĞİ
Başsavcılığın açıklamasına göre bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL’yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı öne sürüldü.
Soruşturmada para transferlerinin hangi ülkelere yapıldığı, gönderimlerin ticari bir karşılığının bulunup bulunmadığı, paranın kaynağı ve nihai alıcıları araştırılıyor.
Söz konusu rakam büyük bir işlem hacmini ifade ediyor. Bunun tamamının suç geliri mi, yasal ticari faaliyet mi yoksa iki tür işlemin toplamı mı olduğu henüz bilinmiyor. Kesin ayrım, MASAK analizlerinin şirket kayıtları ve banka belgeleriyle karşılaştırılmasının ardından yapılabilecek.
ŞİRKET BÖLÜNMELERİ NEDEN ŞÜPHELİ BULUNDU?
Şirketlerin bölünmesi, devredilmesi veya farklı faaliyet alanlarında yeni şirketler kurulması ticaret hukukunda tek başına suç oluşturmuyor. Ancak savcılık, soruşturmaya konu şirketlerde bu işlemlerin finansal takipten kaçınmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığını inceliyor.
Bazı şirketlerin yüksek sermayeyle bölündüğü, kurulan yeni şirketlerin farklı illere taşındığı ve ana şirketten tamamen farklı alanlarda faaliyet gösterecek biçimde kaydedildiği belirtildi.
Bu işlemler ile yüksek nakit girişlerinin aynı zaman diliminde gerçekleşmesi, para hareketlerinin kaynağının ve şirketler arasındaki bağlantının ayrıntılı olarak araştırılmasına neden oldu.
33 ŞİRKETE KAYYUM MU ATANDI?
Soruşturmada 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi gerçekleştirildi. Kara para aklandığı değerlendirilen bazı şirketlerle bağlantılı mal varlıklarına kayyum tedbiri uygulandığı bildirildi.
Ancak arama yapılan 33 şirketin tamamının suçlu bulunduğu veya tamamı hakkında aynı tedbirin uygulandığı sonucu çıkarılamaz. Kayyum, soruşturma sırasında şirket kayıtlarını ve mal varlıklarını korumak amacıyla uygulanan geçici bir tedbirdir.
Kayyum atanan şirketlerin eksiksiz listesi, faaliyet alanları ve her şirket hakkındaki tedbirin kapsamı konusunda ayrıntılı resmî açıklama bekleniyor.
ALİHAN KURİŞ SUÇLAMALARI KABUL ETTİ Mİ?
Alihan Kuriş’in emniyette verdiği ifade veya suçlamalara karşı yaptığı savunma hakkında henüz kamuoyuna açıklanmış doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Kuriş’in avukatları tarafından yayımlanmış kapsamlı bir savunma açıklaması da mevcut değil. Bu nedenle sosyal medyada Kuriş’e atfedilen sözlerin ve ifade tutanağı olduğu ileri sürülen içeriklerin resmî kaynaklarca doğrulanmadan kullanılmaması gerekiyor.
ALİHAN KURİŞ TUTUKLANDI MI?
Alihan Kuriş operasyon kapsamında gözaltına alındı. Kuriş hakkında henüz açıklanmış bir tutuklama kararı bulunmuyor.
Emniyetteki işlemlerin ardından Kuriş’in savcılığa sevk edilmesi bekleniyor. Savcılık ifadesinden sonra serbest bırakılmasına, adli kontrol uygulanması talebiyle veya tutuklama istemiyle hâkimliğe sevk edilmesine karar verilebilir.
SORUŞTURMADA SON DURUM
Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 30 şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Haklarında gözaltı kararı verilen diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında MASAK raporundaki para hareketleri, el konulan dijital materyaller, şirket defterleri ve banka kayıtları karşılaştırılacak. Şüphelilerin yapılanmadaki konumları ve mali işlemlerdeki sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirilecek.
Alihan Kuriş ve diğer şüphelilerin suçlamalar karşısındaki ifadeleri, adliyeye sevk kararları ve şirketler hakkındaki tedbirlerin kapsamı yeni açıklamalarla netleşecek.