07 Ara 2025 08:35 Son Güncelleme: 07 Ara 2025 08:38

Şamil Tayyar’dan dikkat çeken ‘süreç’ eleştirisi! ‘FETÖ'cü kolaycılığına kaçılırsa…’

Bir polis memurunun yeni çözüm sürecini eleştirmesini doğru bulmadığını, görevden uzaklaştırılmasının yerinde olduğunu söyleyen Şamil Tayyar, toplumsal öfkenin giderek arttığına dikkati çekerek, "Terörsüz Türkiye projesine destek, Öcalan’la müzakere sürecine evrildiğinde giderek azalıyor, öfke artıyor. Kimilerinin ‘Fetöcü’ kolaycılığına kaçtığı gibi gerçeklikten kopulursa, asıl zararı Türkiye görür" dedi.

Eskişehir'de üzerinde üniformasıyla vatandaşlara seslenerek yeni çözüm sürecine yönelik eleştirilerde bulunan polis memuru, ilgili videosunun yayılmasının ardından görevden uzaklaştırıldı.

Polis memuru, sosyal medyada yayılan videosunda, AK Parti ve MHP’ye sitem ederek, “Bu süreç başladığından beri uyku uyuyamıyorum. Burada her zaman son sözü Türk milleti söyler” demişti.

Emniyet Genel Müdürlüğü ise polis memurunun görevinden uzaklaştırıldığını duyurarak, şu açıklamayı yaptı:

“Bazı sosyal medya hesaplarında, Eskişehir ilinde görevli bir Polis Memuruna ait görüntülerin paylaşılması üzerine konu hakkında derhal inceleme başlatılmıştır.

Polis Memuru görevden uzaklaştırılarak konunun tüm yönleriyle araştırılması için Emniyet Genel Müdürlüğümüzce Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir.”

“EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞALIM…”

AK Partili Şamil Tayyar ise polis memurunun üniformalı bir şekilde siyasi söylemlerde bulunmasının yanı sıra ancak gelinen noktadaki süreci de eleştirerek, şunları yazdı:

"Eğri oturup doğru konuşalım.

Bir polis memurunun görevde üniformasıyla etrafında toplanan kalabalığa siyasi konuşma yapması, doğru değildir.

Konuşmanın içeriğine katılabilir, destekleyebilirsiniz ama kamu çalışanı olmasının yanısıra özellikle bir silahlı güvenlik mensubunun rutin dışına çıkması meşrulaştırılamaz.

Bu bağlamda emniyetin polisle ilgili disiplin soruşturması yerindedir.

Ancak, soruna farklı bir pencere açmak istiyorum.

Polisin öfkesi, kişisel kurguya indirilecek basitlikte değildir.

Siyaset kurumu, polisin şahsında temerküz etmiş toplumsal öfkenin dalga boyunu anlamaya çalışmalıdır.

Zira, Terörsüz Türkiye projesine destek, Öcalan’la müzakere sürecine evrildiğinde giderek azalıyor, öfke artıyor.

PKK’lı ve DEM’li yöneticilerin toplumun sinir uçlarına dokunan açıklamaları, toplumsal huzuru dinamitliyor.

Cumhur ittifakı özenli davrandıkça PKK/DEM ve uzantıları psikolojik üstünlüğü ele geçiriyor.

Sözde süreci destekleyen kimilerinin üstenci tavırla sağa sola parmak sallamaları kırılganlığı arttırıyor.

Son söz.

Kimilerinin ‘Fetöcü’ kolaycılığına kaçtığı gibi gerçeklikten kopulursa, asıl zararı Türkiye görür.

Bir sorunu çözmeye çalışırken, başka sorunlar üretilmemelidir."