Özel'in Koza TV hamlesi İmamoğlu'nu nasıl kızdırdı?
Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem yine medya dünyasında ses getirecek bir yazıya imza attı.
‘’Alevler yayılıyor! Ve eğer biz yanarsak, siz de bizimle birlikte yanacaksınız!"
"Umut. Korkudan daha güçlü olan tek şey odur."
Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım.
Bugün sizleri sinemaya da uyarlanan Açlık Oyunları isimli kitaptan iki cümleyle selamlıyorum.
Selamlıyorum çünkü medyamızda yaşananları, bu kitap serisinin isminden daha iyi anlayacak bir şey bulamadım.
Evet kabul edelim, hepimiz bir açlık oyununun içindeyiz.
Her yıl daha da sertleşen bir oyun hem de…
Karadenizliyim ya, eeeeeeeee haliyle azimli ve inatçıyımdır.
Emekçilerin haklarını savunmak konusunda da yıllardır karınca kararınca, bu bir garip köşemden sesinizi duyurmaya çalışıyorum.
Hani betonun üzerine su her gün damlar ve betonu aşındırır ya…
Bizim çabamız da öyle bir çaba.
Sakin, sabırlı ama kararlı.
Sizlerin bana gönderdiğiniz mailler ve derdinizi emanet etmeniz, kararlığımı artırıyor sırdaşlarım.
Medya aleminde ne zaman krizler alevlense, bana daha çok ulaşıyorsunuz.
Yine darboğazdan geçtiğimiz bir dönemdeyiz.
Bir yandan kara paranın medyadan temizlenmesiyle kapanan kanallar, işsiz kalan emekçiler…
Diğer yanda bir kesim ballı maaşları cukkalarken, diğer yanda sefalet koşullarına mahkum edilen gazeteciler…
Ve tabii ki yeni yıl zam tartışmaları…
Öncelikle hangi kurum, ne kadar yeni yıl zammı yapacak?
Kulaklarıma gelen kulisleri ve bir emekçinin derdini sizinle paylaşayım sırdaşlarım,
sonra diğer mevzuları da kulağınıza fısıldarım…
NTV’DE ZAM İSYANI
Eveeet Ocak ayı, medya dünyası için hep sıkıntılı bir ay oldu.
Patronlar cebindeki akrebe teslim olurken, emekçilerse yöneticilerinin kapısını aşındırıyor.
Hakkını alabilmek için büyük mücadele veriyor.
Amma gelin görün ki her yıl hüsran bir kat daha artıyor.
Bu yıl da maalesef diğerleri gibi pek parlak değil.
Keskin kulaklarıma gelen zam oranlarını siz sırdaşlarımla paylaşayım:
Demirören Medya: Yüzde 20-25
Turkuvaz Medya: Yüzde 30-35
Habertürk: Yüzde 30-35
Doğuş Yayın Grubu: Yüzde 20
Haber Global: Yüzde 20
Halk TV: Yüzde 15-20
Sözcü TV: Yüzde 30-35
Görünen köy kılavuz istemez, bazı medya grupları diğerlerine göre fazla yapmış olsa da,
oranlar enflasyonun altında.
Yani bu yıl emekçinin maaşı eriyecek!
Çok fazla söze gerek yok.
Doğuş Grubu çalışanlarının bana attığı mail her şeyi açıklıyor.
Kimliklerini gizleyerek, mesajı siz yoldaşlarımın dikkatine sunuyorum:
Doğuş Yayın Grubu (NTV vs Star TV) çalışanları ikinci zam şokunu yaşıyor... Temmuz ara zammını alamayan çalışanlar ikinci zam şokunu yaşadı... Beklentiler yüzde 30’un üzeriydi ancak öyle olmadı... Nermin Yurteri yönetimindeki Doğuş Yayın Grubu çalışanlarına verilen zam oranı yüzde 20 olarak açıklandı... Birçok çalışanın tazminatları karşılığında işten atılma talebinin önüde kapatıldı... Çalışanlara isteyen ayrılabilir denildi… Hal böyle olunca da yılların birikimi tazminatlarını bırakmak istemeyen basın emekçileri ne yapacağını şaşırmış durumda... Doğuş Yayın çalışanlarını keyfini kaçıran bir başka uygulama da bankaların verdiği maaş promosyonlarının verilmemesi… Yıllardır maaş promosyonlarınıda alamayan Doğuş çalışanlarına herhangi bir açıklama da yapılmıyor... Doğuş holding bünyesindeki otomotiv, inşaat ve yeme içme gruplarındaki çalışanlara ise medya çalışanlarından daha yüksek zam yapılması ayrıca verilen ikramiyeler basın emekçilerinin çalışma hevesini minimuma çekiyor… Medya çalışanlarına düşük zam gerekçesi olarak da "özellikle NTV zarada" diye açıklanıyor... Çalışanlar cüce zam kararının Nermin Yurteri yönetiminin mi yoksa patron Ferit Şahenk'in mi aldığını merak ediyor…
SÖZCÜ TV’DE PRODÜKSİYON EKİBİ İSYANDA
Sırdaşlarım, medyamızda nereye dokunsak bin ah işitiyoruz.
Bir ahhhhhhhhh sesinin yükseldiği yer de Sözcü TV…
Hani şu Özgür Özel’in başlattığı ‘’bir buçuk TV’’ tartışmasının odağı olan kanal.
Az sonra o konuya geleceğim…
Ancak öncelikle Sözcü TV’de çalışan bir emekçinin, bendenize emanet ettiği derdine ses olalım.
İddiaya göre yeni yönetim, kanaldaki çalışma koşullarını ağırlaştırmış.
Ve bu koşulları dayatırken de, işsiz olan emekçileri koz olarak kullanıyorlar.
Altını çiziyorum, burada yazılanların hepsi iddiadır ve Sözcü TV yönetiminin cevap hakkı da bakidir.
İşte Sözcü TV prodüksiyon ekibinin isyanını anlattığı o mail:
Merhaba ben … , Sözcü Televizyonu’nda haber prodüksiyonda çalışıyorum ama lütfen ismimi geçirmeyin. Yönetimin değişmesi ile başımıza gelen koordinatör Uğur Tutçuoğlu haber prodüksiyon ekibine (biz dahil olmak üzere) ağır işten çıkma mobingi uygulamaktadır. İki gün olan izinlerimizi tek güne düşürmüş olup 212 yapmayıp yol parası vermemektedir. Ayrıca bütün işleri üstlenmesine ve mesai saatleri dışında çalışmasına rağmen en düşük maaşları almaktadır. Resmi günlerde mesai ücretleri yıl sonu yatmaktadır. Ayrıca yönetimin değişmesi ile haber prodüksiyonun başına gelen Berat Uğur Tutçuoğlu (yayın koordinatörü) bu şartları kabul etmezsek KRT’den on kişilik ekip bulurum diye üstü kapalı istifaya zorlayarak mobing ve tehdit etmiş bulunmaktadır. Bu şartlar altında bütün çalışanlar olarak (haber prodüksiyon ekibi) haftaya toplu istifa edeceğiz, sesimizi duyurabilir misiniz?
ÖZEL’DEN SÖZCÜ TV’YE ‘BUÇUK KANAL’ YAKIŞTIRMASI
Geçen hafta bir yazı yazdım.
Kulisler adeta yıkıldı.
Farkındayım, biliyorum.
Her kanalda, gazetede, emekçiler gizlice bendenizi okuyor.
Kulislerim fısıldanarak koridorlarda yankılanıyor.
Fakat kimse, sesli bir şekilde adımı zikretmiyor, haberlerimi kaynak göstermiyor.
VARSIN OLSUN.
BİZ BİRBİRİMİZİN EN BÜYÜK SIR ARKADAŞIYIZ.
Özgür Özel’in Koza TV kanalını ulusal bir ölçeğe çekip kendi medyasını oluşturma çabasını ben yazdım.
Sonrasında ana akım medyamızda yer bulmaya başladı.
Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi köşesinde şu ifadeleri kullanmış ve bir tartışmanın fitilini ateşlemiş:
‘’Özgür Özel, milletvekilleriyle toplantısında 'Bir buçuk televizyonumuz var' demiş. Bir Halk TV, buçuk ise Sözcü TV deniliyor. Halk TV, Ekrem İmamoğlu’nun güdümünde. Sözcü TV ile ilgili farklı süreçlerden söz ediliyor. Ben şimdi ona girmeyeyim."
En önemli kısmına girmemiş sayın Selvi.
Geçen hafta yazmıştım Sözcü TV iktidara yanaştı diye.
Özgür Özel de durumu fark etmiş olacak ki, Sözcü TV’ye buçuk yakıştırmasını yapmış.
Ki bence o bile fazla.
Şimdiii gelelim zurnanın zırt dediği yere…
Medya konusuna çok önem veren İmamoğlu, Özel’in kendi kanalını kurma hamlesine ne diyor?
Keskin radarlarıma gelen bilgilere göre, İmamoğlu ve Ongun bu hamleye çok kızmış.
Özellikle Ongun, kendisini hapishanede ziyaret edenlere ‘’bu medya işinden biz anlıyoruz, kendi başlarına becerebilecekleri bir iş değil’’ yorumu yapıyormuş.
Sözcü TV yönetimi de Özel’e buçuk yakıştırmasından ötürü kızgın.
Görünen o ki, Koza TV- Sözcü TV meselesi daha çooooook su kaldıracak.
HALK TV’DE CEP DELİK, CEPKEN DELİK
Yıllardır maaş politikasını en çok eleştirdiğim kanallardan biri Halk TV…
Bir grup ekran yüzüne çuvalla para dağıtıp, emekçiyi yıllardır sömüren bir sistem var.
Emekçiler defalarca bana yazdı, yemeklerimizden böcek çıkıyor bile dedi.
Ben de sesleri olmaya çalıştım.
Rezalet ayyuka çıkınca biraz düzeltir gibi oldular amma, bu çarkın böyle dönmeyeceği de belliydi.
İBB operasyonu, kara paranın kıskaca alınması derken, en hafif tabiriyle tekinsiz şekilde sermaye elde eden patron Cafer Mahiroğlu, artık topu atmak üzere.
Geçen hafta da yazmıştım:
Aslında Özel’in Koza TV hamlesinin en büyük nedenlerinden biri Mahiroğlu (ve arkasındaki isimlerin) amiyane tabirle, arızaya bağlamış olması.
Halk TV’yi maddi olarak besleyenler, artık bu yükü daha fazla taşımak istemediklerini,
CHP’nin medya işleriyle ilgilenen kişilere ilettiler.
Yani para musluğunun kapanmasıyla, kanal hızla, önce büyük bir işten çıkarma dalgası yaşayacak…
Sonrası Allah kerim.
Elindeki en büyük medya gücünü kaybetmekten korkan CHP yönetimiyse, partinin öz kaynaklarıyla, göbekten sadece Özel’e bağlı medya kurmak için kolları sıvadı.
Yani ne kara para ne de İmamoğlu parası…
Özel, CHP kaynaklarıyla, kendi medyasını yaratmanın peşinde.
Koza TV meselesinin arkasında yatan temel motivasyonlar bunlar yani sırdaşlarım.
Tüm bu gelişmeleri üst üste koyduğunuzda, bu yıl medya alemimiz için kehanetimi de söyleyeyim madem:
Bu sene yıkılmaz denilenler yıkılacak, yerlerine yeni aktörler çıkacak.
Kara para ve rüşvetle fonlanan medyanın ruhuna El-Fatiha!