01 Kas 2026 16:30 Son Güncelleme: 01 Kas 2026 16:35

Mehmet Uçum'dan yeni anayasa çıkışı! Kim yapacak, AYM ne olacak?

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin yazısında TBMM'nin halk adına yeni anayasa yapma yetkisine sahip olduğunu belirtti. Uçum, yeni anayasa sürecinde Anayasa Mahkemesi'nin denetim yetkisinin bulunmayacağını savundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin kapsamlı bir yazı kaleme aldı.

TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisinin, asli kurucu irade olarak nitelendirdiği halkın verdiği görevden doğduğunu ifade eden Uçum, darbecilerin hazırladığı bir anayasanın ilga edilemeyeceğini savunmanın milli egemenliği ve demokrasiyi reddetmek anlamına geleceğini belirtti.

“ASLİ VE TALİ KURUCU İKTİDAR AYRIMI ESKİDİ”

Yazısında anayasa hukukundaki asli ve tali kurucu iktidar ayrımını ele alan Uçum, bu yaklaşımın geçmişteki uygulamalara dayanan bir tespit olarak değerlendirilebileceğini ancak geleceği bağlayan değişmez bir norm olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Özellikle darbeler ve olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan güç odaklarının hazırladığı anayasaların meşru ve dokunulmaz kabul edilmesine karşı çıkan Uçum, bu yaklaşımın halkın anayasa yapma iradesini sınırlandırdığını ileri sürdü.

Uçum, TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisi bulunmadığını savunan görüşlerin demokrasi ve halk iradesiyle bağdaşmadığını belirterek, bu anlayışın ülkeyi darbe anayasasına mahkum etmek ya da şiddet ve kaosu tek seçenek olarak göstermek anlamına geldiğini ifade etti.

“TBMM YENİ ANAYASA YAPMAYA MUKTEDİRDİR”

TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisini ayrıntılı biçimde ele alan Uçum, Meclis'in yalnızca mevcut anayasa çerçevesinde hareket eden bir organ olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.

Uçum'a göre TBMM, halkın oylarıyla temsil yetkisi verdiği en üst merci olarak yeni anayasa yapma iradesini ortaya koyduğunda, asli kurucu irade olan halkın temsili kurucu iradesi niteliğini kazanıyor. Bu çerçevede Uçum, TBMM'nin mevcut anayasa hükümlerine göre kanun çıkarma ve anayasa değişikliği yapma yetkilerinin yanı sıra halkın temsilcisi sıfatıyla yeni anayasa hazırlama yetkisinin de bulunduğunu ileri sürdü.

Yazısında 1924 Anayasası'nı Türkiye'den bir örnek olarak gösteren Uçum, 1921 Anayasası yürürlükteyken TBMM tarafından yeni anayasa yapılmasını da tezine dayanak gösterdi. Danimarka, Fransa, İsveç, İspanya, Brezilya ve Güney Afrika gibi ülkelerdeki anayasa yapım süreçlerine de değindi.

HALK ONAYI VURGUSU

Uçum, yeni anayasa yapımında TBMM'nin asli kurucu iktidar değil, halk adına hareket eden temsili kurucu irade olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Meclis tarafından hazırlanacak yeni anayasanın halkın onayına sunulmasının önemine dikkat çeken Uçum, demokratik meşruiyetin temel güvencesinin halkın iradesi olduğunu savundu. Yeni anayasa hazırlanırken tarihsel ve ulusal değerlerin, demokratik kazanımların ve temel hakların göz ardı edilemeyeceğini ifade eden Uçum, bu noktada değiştirilemezlik ilkesinin de dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Şili'de 2022 yılında halkoylamasına sunulan yeni anayasa taslağının yüzde 62 oyla reddedilmesini de örnek gösteren Uçum, yeni anayasanın toplumun tarihsel ve sosyal birikimini dikkate almasının önemini vurguladı.

AYM'NİN YENİ ANAYASA SÜRECİNDE DENETİM YETKİSİ OLMAYACAĞINI İLERİ SÜRDÜ

Mehmet Uçum'un yazısındaki dikkat çeken başlıklardan biri de Anayasa Mahkemesi'nin yeni anayasa sürecindeki konumu oldu. TBMM'nin yeni anayasa hazırlama sürecinde iki ayrı niteliğe sahip olacağını savunan Uçum, Meclis'in mevcut anayasa tarafından kurulmuş iktidar sıfatıyla yürüttüğü faaliyetlerin AYM denetimine tabi olacağını, halk tarafından görevlendirilmiş temsili kurucu irade sıfatıyla gerçekleştireceği yeni anayasa çalışmalarının ise bu denetimin dışında kalacağını ileri sürdü.

Uçum, TBMM'nin yeni anayasa sürecini başlatmak için Meclis kararı alabileceğini veya bu sürecin yöntemini belirleyen bir kanun çıkarabileceğini belirtti. Mevcut anayasanın 175'inci maddesindeki usulün tercih edilmesinin de yeni anayasa yapımına anayasa değişikliği niteliği kazandırmayacağını savundu.

Yazısının sonuç bölümünde Uçum, TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisinin kabul edilmesi halinde AYM'nin bu süreci şeklen dahi denetleyemeyeceğini ileri sürdü. AYM'nin anayasa değişikliklerini yalnızca şekil bakımından denetleyebildiğini hatırlatan Uçum, yeni anayasanın esastan denetlenebileceği yönündeki görüşleri de eleştirdi. Uçum, yeni anayasa tartışmalarında yüksek yargı mensuplarının görüşlerine başvurulabileceğini ancak bunun istişari nitelikte olması gerektiğini ifade etti.