Küresel bir Cem Garipoğlu vakası! Epstein yaşıyor olabilir mi?

Medyaradar analisti Atilla Akar, küreselci sapık Jeffrey Epstein’in aslında ölmemiş olma ve bize bir kurgu anlatılma ihtimalini tartıştı…

Efendim; şu günlerde Epstein ile ilgili haberlerden geçilmiyor. Hakkındaki dosya açıklandığından beri neredeyse deşilmedik nokta kalmayacak gibi. Kim bilir daha neler ortaya serilecek. “Küresel lağım” patladı bir kere. Fosseptik kokusu tüm dünyaya yayıldı.

Dün bir türlü iflah olmaz, huyları batasıca zekâ küpü (!) kimi takıntılılar tarafından “Komplo teorisi” diye dudak bükülen ne varsa ortalığa döküldü. Kendi sapık ayin ritüellerini uygulayan tarikatvari “Ezoterik çete” ağının yediği haltlar belli ki daha da ortaya çıkacak!..

Kafamda Şüpheler Uçuşuyor!..

Neyse, bilhassa Jeffrey Epstein’in hücredeki esrarengiz “İntihar” ına ilişkin haber ve resimler yayınlandıkça benimde şüpheci zihnim bir başka türlü çalışmaya başladı. Kısaca gene Sherlock Holmes’lüğüm tuttu diyebilirim. “Kesinlikle öyledir” diyemesem bile olay sanki biraz tuhaf gibiydi. O yüzden konu sanırım en azından bir soruyu hak ediyor. Ayrıca unutmayın daha her şey tam ortaya saçılmadı. Kim bilir savımızı doğrulayacak daha neler ortaya çıkabilir?..

Bana göre Jeffrey Epstein’in intihar etmiş olması -sıfır olmasa da- daha zayıf bir ihtimaldi. Geriye iki ihtimal kalıyordu. Ya öldürülmüştü ya da aslında ölmemişti. Bize bir tiyatro oynanmıştı. Ben ikinciyi deşmeye karar verdim.

Üzerine Düşünmeye Değer Sorular!..

Peki niye böyle düşünüyordum? Şöyle ki…

  • Epstein oldukça zengin bir insandı. Bu kadar zengin bir insan paranın gücünü rahatlıkla kullanabilirdi. Çoğu kişiyi rahatlıkla satın alabilirdi.
  • Bu derece sapkın, vahşice ve acımasız şeyler yapabilen birinin çok kuvvetli egosu olmalıydı. Bir vicdani iç hesaplaşma yaşaması yahut pişmanlık duyması beklenemezdi. Bu tarz bir kişiliğin intiharı - imkânsız olmasa da- biraz zor görünüyor.
  • Belli ki toplumun ve devletin her katmanında çok yaygın ve kuvvetli ilişkileri ile elinin altında müritlerden oluşan bir “Ezoterik dayanışma” ağı vardı. Onlardan yardım alıp, onlar sayesinde bir “Sahte ölüm” (Daha öncede CIA araya girip Epstein’in serbest bırakıldığı hatırlansın) Güçlü bağlantıların yapamayacağı şey yoktur!
  • Ayrıca kilit noktalardaki yöneticilere karşı şantaj elinde ciddi bir silahtı. Bu sayede bir örtbas ayarlanabilirdi.
  • Epstein olaydan önceki psikolog görüşmesinde “Kendisini öldürme gibi bir fikri olmadığını” belirtmişti.
  • Epstein’in hücre arkadaşı olaydan bir gün önce serbest kaldı. Bu planlanmış bir “Yalnız bırakma” ya benziyor.
  • Gardiyanlar cezaevinde o gece 03:00 ve 05:00 arası yapılması gereken zorunlu kontrolü atladılar.
  • O gece hücredeki kamera sistemi nedense çalışmadı?
  • Jeffrey Epstein'in intihar ettiği iddia edilen gece hücresine doğru giden "turuncu elbiseli bir kişi" olduğu tespit edildi. Bu kişi kimdi ve neden oradaydı? Turuncu elbiseyi mahkûmlar giyer. Bu kişi katil miydi yoksa bir benzeri ile değiş tokuş mu yaşandı? Yoksa sadece “Tesadüf” müydü?
  • Epstein’in “Guantanamo’ya götürüldüğü” iddiası ne derece gerçekti?
  • Hastane kayıtlarında Epstein'ın adı “Jeffrey” yerine neden "Jeffery" olarak yazıldı?
  • Raporun neden hem yeniden düzenlenmiş, hem de eski versiyonları dosyalara dahil edildi?
  • Çekilen fotoğraflar 16 dakika sonraya ait. Ancak nerede çekildiği belli değil. Hücre mi, hastane mi başka bir yer mi?
  • Daha ilginci Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 9 Ağustos 2019 tarihini taşıyan belgede, Jeffrey Epstein'ın kısa süre içinde hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Ancak cezaevi kayıtları ve resmi tutanaklarda, Epstein'ın 10 Ağustos 2019 sabahı ölü bulunduğu belirtiliyor. Bu zaman farkları ölüme ilişkin yeni bir belirsizlik yaratıyor.

Küresel bir Cem Garipoğlu vakası! Epstein yaşıyor olabilir mi? - Resim : 1

Fotoğraftaki Kişi Epstein mi?..

Nitekim bu kuşku çoğu kişide var görünüyor. O kadar ki sosyal medyada ilgi çeken bir fotoğrafta Epstein’e benzeyen sakallı ve güneş gözlüklü bir erkeğin iki kişi eşliğinde şehir içinde yürüdüğü görülürken bazı yorumcular bu kişinin Jeffrey Epstein olduğu yönünde iddialar ortaya atacaklardı. (Burasının İsrail ve Tel Aviv olduğu iddia ediliyor) Tabii fotoğrafın yapay zekâ veya fotomontaj olma ihtimali de unutulmamalı…

Söz konusu iddialar, görüntüdeki kişinin fiziksel özelliklerinin Epstein'ın bilinen son dönem fotoğraflarıyla benzerlik taşıdığı varsayımına dayanıyor. Ancak bu iddiayı doğrulayan resmi bir açıklama ya da adli bir tespit bulunmuyor. Ayrıca uzmanlar tek bir fotoğraf üzerinden kesin yargılara varılmasının mümkün olmadığını vurguluyorlar. Elbette ve muhtemelen bir sosyal medya spekülasyonu da olabilir. Öyle veya böyle durum kafalarda bir şüphe oluşturmuşa benziyor.

Anketler Kanaati Doğruluyor!..

Öyle ki bu kaygı bir mini anketçe de doğrulanacaktı. Amerikalı Cumhuriyetçi Kongre üyesi Thomas Massie, X hesabında ‘Epstein yaşıyor mu’ diye bir anket düzenledi. Buna göre yaklaşık 147 bin kişi ankete katıldı ve yüzde 45 ‘yaşıyor’ seçeneğinden yana oy kullandı. Yüzde 33 ‘öldürüldü’ derken, sadece yüzde 3 intihar ettiğini düşünüyordu.

Cem Garipoğlu Vakası Şüpheleri Gibi!..

Nitekim benzer iddia ya da şüpheler Türkiye’de de olmuştu. Aradaki fark birinin küresel diğerinin yerel oluşuydu. O da Cem Garipoğlu’nun Münevver Karabulut’u öldürmesi olayıydı. Bu olayda 15 yıl sonra mezarın açılması ve iddiaların kanıtlanamaması ile neticelenecekti. Ancak bugün bile çıkan sonuçtan şüphe duyanlar halen mevcut. Bazı insanlar kolay ikna olmuyor demek ki!..

Ne gariptir ki o olayda da benzeri şayialar ortaya atıldı. Cinayetin gerekçeleri ele alınırken “Mayasız ayini” yapıldığı, Karabulut’un bir tür “Ritüel cinayeti” ne kurban gittiği, vb söylenegeldi. Ne var ki cinayet dışında ne bu iddialar ne de Cem Garipoğlu’nun halen yaşadığı kanıtlanamadı. Spekülasyon düzeyinde kaldı. (Şayet iddialar yoğunlaşırsa Epstein’e ait olduğu söylenen -tabii varsa!- cesede DNA analizi yapılır mı?) Muhtemelen -bir sürpriz olmaz ise- Epstein olayı da öyle sonuçlanabilir belki…

“Olmaz, Olmaz” Çağındayız!..

Elbette ki bunlar bir varsayımdır ve kesinliği yoktur. Ben sadece çoğu insan gibi kafamdaki “Acaba” yı komplekse kapılmadan yüksek sesle dillendiriyorum. Kimilerine fazla “Uçuk” gelebilir. Doğru. Ancak şu anda dünya zaten yeterince “uçuk vites” te takılı kalmış gibi değil mi?..

Son ortaya çıkan ve insan muhayyilesinin sınırlarını zorlayan dosyalarla beraber “Olmaz olmaz” lar aşamasındayız. Çıldırmış bir dünyadayız. Artık “İmkânsız” diye bir şey yok. O yüzden kimilerine saçma bile gelse bazı soruları sormaktan çekinmemek lâzım. Nasıl ayarladılar derseniz - maalesef- henüz kafamda olgunlaşmış (Bazı noktalar olsa da!) bir senaryom yok. Şimdilik sadece şüphem mevcut. Olursa paylaşırım!..

Sahte Ölüm Planlanabilir!..

Sonuçta şuna inanıyorum; eğer bir olay inceden inceye çok iyi tasarlanır ve uygulamaya konulursa bazı şeyler mümkündür. Hayatta bazen göz bağcılık, illüzyon yaratıp, zihinleri yanıltma, iyi planlanmış bir “Şov” her daim geçerlidir.

Gerçekten de kurgulanmış bir “Zihin karartma” operasyonu ile insanlara olayları bambaşka göstermeniz mümkündür. O yüzden bu gibi olaylarda - “Saçma” gibi gelse de- soru sormak hiç sormamaktan iyidir. Unutmayın; burada kesinlikten değil bir “İhtimal” den söz ediyor ve onun peşine düşüyoruz.

Tek Sigorta Sorgulayıcı Zihinler!..

Sorgulayıcı zihne sahip küçük bir azınlık dışında çoğunluk söyleneni yahut gösterileni kabule hazırdır. Özellikle bazı gizli servisler cezaevinden adam kaçırma veya çıkarma konusunda uzmanlaşmışlardır. Bunun için sahte intiharlar, sahte raporlar hatta sahte cenaze törenleri bile tertipleyebilirler. Şu an emin olabildiğim tek nokta burasıdır!..

Özellikle de final sahnesindeki gibi şaşırtmacalı yeni bir “Kod Adı Kılıçbalığı” filmi çevriliyor olabilir mi acaba?..

09. 02. 2026

NOT: Lütfen 04 Şubat 2026 tarihli “Küresel Sapıklar’ın ezoterik yapılanması! Dünyayı bir ‘Manyaktokrasi’ mi yönetiyor?” başlıklı yazıma bakınız.