Kovulan kovulana... Demirören'de neler oluyor?

Medyaradar'ın gizemli yazarı Keskin Kalem yine medya dünyasında ses getirecek bir yazıya imza attı.

Bana ne yazdan bahardan
Bana ne borandan kardan
Aşağıdan yukarıdan
Yolun sonu görünüyor

Geçtim dünya üzerinden
Ömür bir nefes derinden
Bak feleğin çemberinden
Yolun sonu görünüyor

Azrail'in gelir kendi
Ne ağa der ne efendi
Sayılı günler tükendi
Yolun sonu görünüyor…

Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım…
Sizleri bugün Musa Eroğlu’nun Yolun Sonu isimli bu eseriyle selamlıyorum.
Selamlıyorum çünkü,aşağıdan baktığınızda da, yukarıdan gözlediğinizde de…
Feleğin çemberinin içinden, ANA AKIM MEDYA İÇİN, YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR.
TÜM KEHANETLERİM BİİRRR BİRRR GERÇEKLEŞİYOR.

Sırdaşlarım, aylardır yazdığım üzere, Demirören Medya’da artık büyük tenkisatın düğmesine basıldı.
Toplu işten çıkarmanın Hürriyet’ten başlayacağını tahmin ediyordum amma yanıldım.
Önce TV grubundan başladı.

Önce Hürriyet diyordum çünkü gazete binası Finanskent’te bir plazadaki tek kattan oluşan bir ofise taşınacak.
Bu da ne demek?
HERKESE YER YOK.
Evet gazetenin çoğu evinden çalışıyor amma Demirören bu yükü de taşıyamaz duruma gelmiş.
Ve taşınma öncesi büyük bir işten çıkarma dalgası gelecek.

Neyse televizyon grubuna dönelim.
Bu hafta Kanal D’de 20’den fazla kişi işten çıkarıldı.
Çoğu teknik ekipten olan bu isimler arasında bir kişi dikkat çekti.
O da spiker Ece Üner’in de eşi olan ve Kanal D ana haberi sunan Deniz Bayramoğlu.
Bayramoğlu sosyal medyasından yaptığı manidar paylaşımla uzun yıllardır çalıştığı kuruma veda etti, ‘mahkeme kadıya mülk değil’ dedi.
Hatırlarsanız, şimdilerde hapis duvarları arasında volta atan ROK, bir dönem çifti diline dolamıştı.
‘Biri Halk TV’de muhaliflik yaparken, diğeri Demirören’de Erdoğan’ı övüyor’ demişti.
Kovulma kararında bunun etkisi var mı bilinmez.
Ayrıca bundan birkaç ay önce, Kanal D’nin ana haberinin CNN Türk ile bir havuz sistemine geçeceğini yazmıştım.
Kararda havuz etkisinin olması da mümkün.
Amma keskin kulaklarıma gelen bilgilere göre, daha çok taaaa Aydın Doğan döneminden beri çalışan, tazminat yükü fazla olan, kişilerle yollar ayrılmış.
Bu da, acaba Demirören Medya satılıyor mu?
Bu satış öncesi büyük bir temizlik mi?
Sorularını akıllara getirdi.

Çünkü sırdaşlarım, Demirören Medya resmen batık durumda.
Maaşları ödemekte zorlanıyorlar.
Demirören ailesinin, finansal olarak şirketi idare edememesinin bedelini, maalesef emekçiler ödüyor.
Öyle ki her yıl başında yapılan, ana yıllık zam aylarca yapılmamıştı.
Nisan ayına kalmıştı.
Kalan dört ayın zam farkının da yatırılacağı söylenmişti.
Aylardan temmuz oldu ve Demirören İK’sından şükür bir ses çıktı.
Ve zam farklarının ödeneceği açıklandı.
Fakat nasıl?
TAKSİTLE.
Evet yanlış duymadınız yoldaşlarım.
Demirören, yatırmadığı zamların farklarını çalışanlarına ilk taksidi bu ay,
ikinci taksidi ise 3 Ağustos’ta ödeyecek.

Çalışanların çoğunun asgari ücret ve altı maaş aldığı.
20 yıllık gazetecilerin garson ücretine çalıştırıldığı.
Demirören Medya’da görünen o ki, bu kriz büyük değişimleri tetikleyecek.
Bir zamanlar medyanın amiral gemisi olan Hürriyet’te de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
YANİ AMİRAL BATTI!

HALK TV EYLÜL AYINDA KAPANIYOR

Feleğin çemberinden bakıldığında, yolun sonunun göründüğü bir diğer yer de Halk TV.
Haftalardır aralıksız yazıyorum.
Patron Cafer Mahiroğlu’nun Londra’nın Enfield semtindeki kebapçılarla düzenlediği kriz toplantılarını takip ediyorum.
Londra’daki FETÖ’cü sermayeden ve oradaki bağlantılarından destek arıyordu.
Zaten kendisi de emanetçi olduğu için, İBB kaynaklarının kesilmesiyle bu yükü daha fazla sırtında taşımayacağını,finansörlere anlatıyordu.
Fakat Halk TV’ye devlet el koyar, yatırımlarımız da çöp olur korkusu yaşayan finansörler,
Mahiroğlu’na keseyi açmadı.
Ve beklenen son geldi.

Mahiroğlu yakın çevresine, kanalın yazın sonunda kapanacağını, masrafları ancak iki ay çevirebileceğini ilan etti.
Yani sihirli bir el değmezse, kanal iki ay sonra kepenk indiriyor.

Butlan kararından önce, kanalı CHP’nin sübvanse edeceğine güvenen Mahiroğlu,
hem İBB kaynaklarının kesilmesi hem de butlan kararıyla, adeta yaylım ateşi arasında kaldı.
Bir yandan Londra’dan para ararken,diğer yandan da iktidarla arayı yapmaya çalışıyor.
Daha önce yazmıştım tekrarlayayım, çünkü aslaaaa yalanlayamazlar.
Mahiroğlu adına iktidarla arayı bulmaya çalışansa İsmail Saymaz.

Saymaz’ın bu sabah yayınında Özgür Özel’in Madımak yürüyüşünü ‘çok verdik’ diyerek ekrandan aldırmak istemesi…
Baki’ye ve rejiye baskı yapması…
Ebru Baki’nin yaşadığı o şok…
Saymaz’ın buyurgan tavırları çok şey anlatıyor sırdaşlarım.

Görüntüleri bir izleyin ne demek istediğimi anlarsınız.
Halk TV GYY’si Suat Toktaş’ın da pasifize olmasıyla, kanalda oluşan otorite boşluğunu da maşallah Saymaz dolduruyor.
TV kanallarının nasıl işlediğini bilenler, daimi konuk bir gazetecinin ekrana müdahale edemeyeceğini bilir.
Saymaz ise tavırlarıyla adeta ben patronun adamıyım, baş müzakereciyim,
hem yorumcu hem GYY’yim edalarında.
Ne diyelim Allah daha çok versin.

Amma Saymaz ve Mahiroğlu’na kötü bir haberim var:
Keskin kulaklarıma gelen kulislere göre iktidarın kapısında geçirdikleri günler, haftalar maalesef boşunaymış.
İstediği desteği göremeyen Mahiroğlu, demin de söylediğim gibi operasyon gelmeden önce kanalı kapatıp, ön alacak.
Ve üzerindeki yükü böylece atacak.
Maalesef olan yine emekçiye olacak.
Filler tepişirken çimen ezilecek.

DEĞİŞİM RÜZGARI TRT’Yİ DE VURACAK

Sırdaşlarım, medyada yaşanan el değiştirmeler, kepenk indirmeler, el koymalar…
Yani bu büyük değişim rüzgarı kamu yayın kuruluşu TRT’yi de vuracak.
Yapımlarda yaşanan sorunlar, bazı dizilerin astronomik maliyetleri, art arda yaşanan ekran kazaları (spiker Işıl Açıkkar’ın gönderildiği vaka gibi)
TRT’de uzun süredir kulislerde dolaşan yönetim değişimi beklentilerini, ayyuka çıkarmış.

Yine burası için de Eylül ayı kritik.
Keskin radarlarıma takılan bilgilere göre, sonbaharda TRT’nin üst düzey yönetim kademesinde büyük değişimler yaşanacak.
Hatta NATO zirvesi sonrasında bile bir beklenti mevcut.
Pek çok üst düzey ismin topun ağzında olduğu iddia ediliyor.
Bakalım, TRT’de medyadaki depremlerden nasibini alacak mı?