03 Eyl 2026 16:18 Son Güncelleme: 03 Eyl 2026 16:21

Gülistan Doku soruşturmasında iki tutuklama daha: Tutuklu sayısı 32’ye yükseldi

Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmanın 5’inci dalga operasyonunda gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı. Son kararlarla soruşturmadaki tutuklu sayısı 32’ye yükseldi.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman, tutuklama talebiyle sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

TUTUKLANAN KOMUTAN YARDIMCISI VE EŞİNİN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Gülistan Doku soruşturması kapsamında düzenlenen 5'inci dalga operasyonda gözaltına alınan eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali K. ile eşi Burçin H.K. adliyeye sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan Ali K. ile eşi Burçin H.K. tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine çıkarıldı. Çiftin savcılıkta verdiği ifadeler ortaya çıktı.

Gülistan Doku'nun 12.25’te son görüldüğü Sarısaltuk Köprüsü'nden çiftin kullandığı aracın yaklaşık 2 dakika sonra geçmesi ve Burçin H.K.’nin aynı dakikada dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'i aramasına yönelik sorular soruldu. Çift ise bu soruları, Gülistan Doku'yu görmediklerini ve araçlarına almadıklarını savunmasıyla cevapladı.

Gülistan Doku'yu araçlarına almadıklarını söyleyen Ali K., eşinin Handan Sonel’i kendilerini Tunceli’de ağırladığı için teşekkür etmek ve kentten ayrıldıklarını bildirmek amacıyla aradığını belirtti. İfadesinde eşi ve kızlarıyla hiçbir yerde durmadan Pertek Vapur İskelesi’ne gittiklerini anlatan Ali K., "Biz Gülistan Doku’yu arabamıza almadık. Böyle bir eyleme asla katılmayız" dedi.

Şüphelilerden Burçin H.K. da Gülistan Doku’yu görmediklerini savundu. Burçin H.K., Handan Sonel’i teşekkür amacıyla aradığını bildirdi.

Ali K. “Ben ailemle, kızlarımla Tunceli'ye tatile geldim ve 5 Ocak öğlen Pertek vapuruyla Gaziantep'e geri döndüm. Anılan bölgede kimseyi görmedim, kimseyi almadım, hiçbir organizasyonun içinde yer almadım" dedi.

‘ARAMALAR KADIN DEDİKODUSU’
Soruşturma dosyasında Burçin H.K. ile Handan Sonel arasında peş peşe telefon trafiği bulunduğu belirtilerek bu aramaların içeriği soruldu. Ali K., eşinin ilk olarak teşekkür etmek amacıyla Handan Sonel’i aradığını, sonraki görüşmelerin ise 'kadın dedikodusu' niteliğinde olduğunu belirtti.

Burçin H.K. ise telefonların bazılarının çekmeyen noktalarda başarısız aramalar olduğunu, daha sonra annesinin selamını iletmek için Handan Sonel’i aradığını bildirdi. Burçin H.K, yaklaşık 12 dakika süren görüşmede de katıldığı bir davette tanıştığı kadınlar hakkında konuştuklarını belirterek, görüşmeleri 'kadın kadına yapılan basit ve normal bir sohbet' olarak nitelendirdi.

‘KÖTÜ BİR TESADÜF’
Çiftin Tuncay Sonel, Handan Sonel ve Şükrü Eroğlu gibi dosyanın diğer şüphelileriyle Tunceli ziyareti sırasında irtibatlı olmaları da sorgulandı. Burçin H.K. bu çakışmanın ise 'gerçekten kötü bir tesadüften ibaret' olduğunu savundu.

‘YANILMIŞ OLABİLİRİM’
Eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali K.’ye, Gülistan Doku’nun kaybolduğu güzergâhtaki kamera sistemi de soruldu. Ali K. ilk ifadesinde Tunceli-Elazığ yolu üzerinde, Elmalık Karakolu’na kadar ‘hiçbir ölü nokta olmayacak şekilde' yaklaşık 176 kamera bulunduğunu söyledi. Kameraların 24 saat izlendiğini anlatan Ali K., kendisinin görev yaptığı dönemde sistemlerin faal olduğunu ve üst düzey komutanlara verilen brifinglerde de güzergahta ölü nokta bulunmadığının bildirdiğini ifade etti. Başsavcılık, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü’nün yaklaşık 800 metre Tunceli, 500 metre Elazığ tarafında kamera görüntüsünün bulunmadığını hatırlatması üzerine Ali K. “Ben bütün kameraların ölü bölge olmayacak şekilde olduğunu söyledim ama o bölgede yanılmış olabilirim" cevabını verdi. Ali K. daha sonra Sarısaltuk Viyadüğü’nün polis sorumluluk bölgesinde kaldığını belirtti.

‘SONEL’İN SAVUNMASINI İNANDIRICI BULMADIM’
Ali K.’ye Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yeni SIM kartı Gökhan Ertok’a göndermesine ilişkin ‘Sinyal tespiti yaptırmak istedim' şeklindeki savunması da soruldu. Ali K., valilik makamındaki bir kişinin yerel kolluk birimleri aracılığıyla sinyal bilgilerine kısa sürede ulaşılabileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını belirterek "Tuncay Sonel'in savunmasını açıkçası ben de inandırıcı bulmuyorum" cevabını verdi.

'TUNCAY SONEL KORUCULARI MANİPÜLE EDEBİLİRDİ'
Geçmişte Tunceli’de karma timler ve güvenlik korucularından sorumlu en üst düzey isimlerden biri olduğu hatırlatılan Ali K., Tuncay Sonel’in kendisine veya koruculara Gülistan Doku konusunda herhangi bir talimat verdiği yönündeki iddiayı reddetti. Ali K., ifadesinin devamında; "Tuncay Sonel'in korucular üzerinde tahakküm kurabileceğini ve onları manipüle edebileceğini düşünüyorum. Çünkü öyle bir karakteri vardı, herkesi ikna edebilme, manipüle etme, algı yönetme hususlarında mahirdi" dedi. Ali K., kendisinin herhangi bir yasa dışı talimata uymadığını ve koruculara da böyle bir talimat vermediğini savundu.

‘BAŞKA NUMARADAN ARAMASINI İSTEDİ’
Burçin H.K. ise ifadesinde, soruşturmanın ilerleyen döneminde Handan Sonel ile yaptığı telefon görüşmesini anlattı. Burçin H.K., Tuncay Sonel hakkındaki adli sürecin başlamasının ardından Handan Sonel’in kendisine Instagram üzerinden ulaşarak annesini başka bir numaradan aramasını istediğini anlattı. Eşinin kendisine 'arama' dediğini belirten Burçin H.K., ortak tanıdıklarının da görüşmesinde sakınca olmadığını söylemesi üzerine verilen numarayı aradığını ifadesinde anlattı.

ÇİFTE TELEFONLARIN SİNYAL VERMEDİĞİ SAATLER DE SORULDU
Çifte olay günü kullandıkları telefon hatlarının belirli saatlerde sinyal vermemesi de soruldu. Ali K.’nin kullandığı hattın 5 Ocak günü saat 13.15’ten 20.46’ya kadar sinyal vermediği, Burçin H.K.’nin kullandığı hatlardan birinin ise akşam saatlerinden ertesi sabaha kadar kayıtlarda görünmediği belirtildi. Ali K. telefonunun şarjının bitmiş olabileceğini, Burçin H.K. ise telefonlarını öğretmenevinde şarj etmemiş olabileceğini savundu. İki şüpheli de telefonlarını bilinçli olarak kapatmadıklarını söyledi.

NE OLMUŞTU?
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturması, 2026 yılında ulaşılan yeni deliller ve Adalet Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen operasyonlarla yeniden başlatıldı.

Munzur Üniversitesi öğrencisi Doku’dan kaybolduğu günden bu yana haber alınamazken, dosya kapsamında bugüne kadar çok sayıda kişinin ifadesine başvuruldu, kamera görüntüleri ve dijital veriler incelendi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Doku’nun kaybolduğu gün ve öncesine ilişkin görüntü ve kayıtlar yeniden değerlendirilerek çeşitli deliller üzerinde çalışma yapıldı.

Donanımlı JASAT ekiplerinin yürüttüğü teknik incelemelerde, olaya başlangıçta "intihar" süsü verilmek istendiği, genç kıza ait bazı kişisel eşyaların su altına sonradan yerleştirildiği ve resmi dalgıç defterlerinin adli makamlardan gizlendiği ortaya çıkarıldı. Soruşturmada ayrıca, Doku'nun hastane kayıtlarının özel yazılımlarla silindiği, sim kartının kaybolduktan günler sonra Ankara'da sinyal verdiği ve emniyet sistemleri üzerinden yasa dışı şekilde sorgulandığı belgelendi.

"Kasten öldürme" ve "suç kanıtlarını gizleme" suçlamalarıyla genişletilen operasyonlarda, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi, oğlu ve olayın baş şüphelisi Zeinal Abakarov ile ailesi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Skandalın büyümesiyle birlikte, veri silme işlemlerine karışan Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, su altı arama ekibindeki bazı dalgıçlar, eski jandarma komutan vekili ve çok sayıda polis memuru da gözaltına alındı veya tutuklandı; hakkında kırmızı bülten çıkarılan bir diğer şüpheli ise ABD'de yakalandı.

TUTUKLU SAYISI 32'YE YÜKSELDİ
Gülistan Doku soruşturmasıyla ilgili soruşturmanın 5. dalga operasyonunda aralarında dönemin Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K., polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ., soruşturma çerçevesinde daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.'nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B., Erzurum'a getirilmişti.

Devam eden adli işlemler çerçevesinde gözaltına alınan 10 şüpheliden 2'si tutuklandı, 2'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 6 şüpheliyle ilgili işlemler ise halen sürüyor.