Fatih Altaylı’dan olay DEM Parti çıkışı: Erdoğan “Çerçeveyi siz kırdınız” diyebilir
Gazeteci Fatih Altaylı, yeni çözüm sürecinde DEM Parti’den gelen bazı açıklama ve çıkışların süreci tehlikeye attığını savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaşananları siyasi açıdan değerlendireceğini öne süren Altaylı, “DEM Parti bu tavrını sürdürürse ‘Çerçeveyi siz kırdınız’ demeyi tercih eder” görüşünü dile getirdi.
Gazeteci Fatih Altaylı, çerçeve yasayla birlikte resmîleşen yeni çözüm süreci kapsamında DEM Parti'ye sert eleştirilerde bulunarak, "Bir yandan aklıselim davranmaya çalışanlar, her türlü riski göze alarak terörün sona ermesi için konuşuyor, ikna etmeye çalışıyor, diğer yandan sorumsuz bir DEM Parti ya da PKK kitlesi barış sürecini destekleyenleri zora düşürecek ve tepkileri arttıracak her türlü hareketi yapıyor" dedi.
Söz konusu durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da dikkatini çekeceğini ifade eden Altaylı, "DEM Parti bu tavrını sürdürürse, zaten bu yasayı tabanını kızdırma pahasına destekleyen Cumhurbaşkanı, adım atar mı yoksa 'Çerçeveyi siz kırdınız' demeyi tercih mi eder! Bence ikincisi. Çünkü DEM’in tavrı nedeniyle zaten kendi tabanında oy kaybettiren, Kürt seçmenden pek de kayda değer oy getirmediği anlaşılan bu süreçten siyaseten de zarar gördüğünü hesaplar" diye belirtti.
Gazeteci Fatih Altaylı'nın yazısının tamamı şöyle:
"Devlet ve iktidar tarafından 'barış sürecine' karşı muhalefetten ve hatta Cumhur İttifakı’nın bazı üyeleri tarafından yapılan ve yapılacak eleştirilere yönelik 'Provoke etmeyin, provokasyonlara alet olmayın' uyarısı yapıldı.
Ben de bu uyarıya hak vermekle beraber bir başka ve önemli uyarıda bulundum ve 'Ben asıl ‘Kürt milliyetçileri'nden ya da benim yıllardır kullandığım tanımla ‘Kürt faşistleri'nden gelecek provokasyonlardan çekiniyorum' yazdım.
Demek istediğim şuydu; PKK ve siyasal uzantısı durumundaki DEM Parti, PKK’ya, savaşı kazandıktan sonra terhis edilen ordu muamelesi yapmamalı.
Ancak ne yazık ki DEM Parti, en azından DEM Parti içindeki bazı isimler tam da böyle davranmaya meyilli görünüyor.
Tülay Hatimoğulları’nın 'PKK’lı şehitleri anma töreninde' yaptığı konuşma tam da benim yaptığım uyarının neden yapıldığını ortaya koyan türdendi. Sadece orada değil, başka yerlerde başka DEM Partililer benzer tavır içindeler.
Öcalan’ın İmralı arkadaşı, Çetinkaya Mağazası katliamının faili hâlâ her yerde konuşarak, damarlara basmaya devam ediyor.
Tribünlerde İstiklal Marşı ıslıklanıyor.
Bir yandan aklıselim davranmaya çalışanlar, her türlü riski göze alarak terörün sona ermesi için konuşuyor, ikna etmeye çalışıyor, diğer yandan sorumsuz bir DEM Parti ya da PKK kitlesi barış sürecini destekleyenleri zora düşürecek ve tepkileri arttıracak her türlü hareketi yapıyor.
Oysa daha ortada fazla bir şey yok.
Evet, bir yasa çıkarıldı ama uygulama başlamadı. Önce, DEM Partililerin de onayladığı yasanın çok açık biçimde 'terör örgütü' olarak tanımladığı PKK silah bırakacak. PKK’nın tüm silahları bıraktığını Türk makamları yani TSK ve MİT teyit edecek.
Bu teyit sonrasında Cumhurbaşkanı öncülüğünde adımlar atılacak.
Peki, DEM Parti bu tavrını sürdürürse, zaten bu yasayı tabanını kızdırma pahasına destekleyen Cumhurbaşkanı, adım atar mı yoksa 'Çerçeveyi siz kırdınız' demeyi tercih mi eder!
Bence ikincisi.
Çünkü DEM’in tavrı nedeniyle zaten kendi tabanında oy kaybettiren, Kürt seçmenden pek de kayda değer oy getirmediği anlaşılan bu süreçten siyaseten de zarar gördüğünü hesaplar.
Tabii belki de DEM Parti’nin mevcut milletvekilleri bu sürecin ilerlemesini ve PKK’lılara bir af gelmesini istemiyor da olabilirler.
Çünkü eğer PKK’lılara af gelir ve aktif siyasete katılırlarsa, kendilerine yer kalmayacağını anlamış olabilirler.
Dağdan gelen 'kıdemliler', bağdaki 'konformistleri' kovabilirler.
Belki de süreci provoke ederek, koltuklarını koruyor da olabilirler.
Yoksa göz göre göre süreci bozmaya çalışacak kadar şuursuz olduklarını zannetmiyorum.