04 Eki 2026 16:52 Son Güncelleme: 04 Eki 2026 16:53

Fatih Altaylı’dan Fatma Betül Sayan Kaya tepkisi! ‘Şimdi de 'özel kalem müdürleri' rezaleti…’

Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya'nın görev süresi boyunca 60 farklı özel kalem müdürüyle çalıştığı iddiasına ilişkin "Şimdi bir de 'özel kalem müdürleri' rezaleti çıktı ortaya. Meğer özel kalem müdürleri görevden ayrılınca KPSS falan gerekmeden, doğrudan kamuda bir başka göreve atanabiliyormuş. Bu yüzden eşi, dostu, akrabayı özel kalem müdürü yapmış ki, devletin kuralları baypas edilsin, iyi niyetle koyulmuş bir kural bir pisliğin aracı olsun. Bu doyurulamayacak bir açgözlülüktür" dedi.

Gazeteci Fatih Altaylı, fon soruşturmasında adı geçen ve AK Parti'deki görevlerinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya'nın görev süresi boyunca 60 farklı özel kalem müdürüyle çalıştığı iddiasına ilişkin, "Şimdi bir de 'özel kalem müdürleri' rezaleti çıktı ortaya. Meğer özel kalem müdürleri görevden ayrılınca KPSS falan gerekmeden, doğrudan kamuda bir başka göreve atanabiliyormuş. Bu yüzden eşi, dostu, akrabayı özel kalem müdürü yapmış ki, devletin kuralları baypas edilsin, iyi niyetle koyulmuş bir kural bir pisliğin aracı olsun. Fatma Betül Sayan Kaya tüm çevresini iş sahibi yapmış. Bu asla doyurulamayacak bir açgözlülüktür" dedi.

Altaylı, adı fon soruşturmasında geçen Fatma Betül Sayan Kaya'nın fonlardan kazandığı 2,2 milyar lirayı devlete iade edip etmediğine yönelik iddiaları da köşesine taşıdı. Altaylı, Ekonomim gazetesinin haberinin arkasında olduğunu belirtti.

Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle:

"Muammalardan biri de, fon dolandırıcılığının paydaşlarından Fatma Betül Sayan’ın haksız kazanç olarak “içerden bilgi alma yöntemiyle” elde ettiği ve tam zamanında çıkarak hesabına aktarmayı başardığı 2,2 milyar TL’yi Devlet’e iade edip etmediği.

Eski bakanın bu parayı iade ettiği söylendi, daha sonra iade etmediğine dair iddialar ortaya atıldı.

SPK’nin aniden bir “clawback” yani haksız kazancı geri öde kurtul kararı alması, iade etmiş olabileceği ve başka AK Partililerin de bu kervana katılabileceği ihtimalini güçlendirdi.

Bu arada Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL’yi Hazine’ye iade ettiğine ilişkin haberi yayınlayan Ekonomim gazetesi de hedefteydi.

İade edilmeyen parayı iade etti haberini maksatlı yaptıkları söyleniyordu.

Gazetenin sahibi ya da sahiplerinden Vahap Munyar eski arkadaşımız.

Hürriyet’in uzun yıllar ekonomi müdürü, sonra da genel yayın yönetmeni oldu ve yakın zamana kadar bu görevi sürdürdü.

Şimdi de Gazeteciler Cemiyeti Başkanı.

Vahap Munyar birkaç arkadaşımızla ortak WhatsApp grubunda bu konuya açıklık getirdi.

Aynen şöyle dedi:

“Kim demiş yanıltıcı haber diye. Herkes kendi kaynağının en doğrusu olduğunu savunuyor. İsmail Saymaz Adalet Bakanlığı’nı kaynak gösterip ‘Ödemedi’ diyor. Bizim kaynağımız ise Külliye. Fatma Betül Sayan Kaya da çıkıp ‘Ödemedim’ demiyor. SPK’dan da bir yalanlama, düzeltme gelmiyor. SPK tam aksine daha düşük para ödeyerek paçayı kurtarmalarına olanak sağlayacak karar alıyor. Bu arada kadının ve eşinin malvarlığına tedbir konulması da bizim haberden sonra gerçekleşiyor.”

Yani anlayacağınız, Ekonomim gazetesi haberinin arkasında duruyor.

Doymayan göz kültürü

Fatma Betül Sayan Kaya demişken.

Gençliğinden bu yana her yaptığı açgözlülüğün bir ruh hali, bir kültür olduğunu gösterir nitelikte.

Kadir Topbaş döneminde İBB’den çok büyük miktarda, bugünün değeriyle yaklaşık 4,5 milyon TL‘lik “özel bir burs” aldığını biliyorduk.

Bugün İBB’nin binlerce gence burs vermesini engellemeye çalışanlar, bir tek kişiye 4 milyon TL burs vermişler demeyeceğim. O zaten aşikar da, Fatma Betül Sayan bu bursu alırken ailesinin hiç de öyle bursa falan ihtiyacı yokmuş.

Ailesinin sahip olduğu malvarlığı ortaya çıktı ve gördük ki, çocuklarına burs alacak değil, fakir fukaranın çocuklarına burs verecek bir varlığa sahiplermiş.

Tabii şimdi ortaya çıkıp “O zaman fakirdik. Kızımız siyasete girince zenginleştik” diyebilirler, bilemem.

Onca eğitim, onca makamın şerefi ve onurunu yaşamak varken, birtakım fon dolandırıcılıklarına girip daha da zengin olmak, azla doymayacağı belli olan bir gözü doyurmak için milletin hakkını hukukunu yemek zaten ayrı bir açgözlülük. Onu söylemek bile yersiz.

Şimdi bir de 'özel kalem müdürleri' rezaleti çıktı ortaya.

Bakan hanımın 2 senelik bakanlığı süresince tam tamına 60 özel kalem müdürü değiştirdiği iddia ediliyor. Kalem müdürleri kaleminin mürekkebini bitiremeden ayrılmışlar.

Her iki haftada bir özel kalem müdürü değişmiş.

Huysuzluktan, anlaşamamaktan falan zannetmeyin.

Burada bile bir rezillik var aslında.

Meğer özel kalem müdürleri görevden ayrılınca KPSS falan gerekmeden, doğrudan kamuda bir başka göreve atanabiliyormuş.

Bu yüzden eşi, dostu, akrabayı özel kalem müdürü yapmış ki, devletin kuralları baypas edilsin, iyi niyetle koyulmuş bir kural bir pisliğin aracı olsun.

Vatandaşın binbir güçlükle okutup, iş aradığı evladı KPSS sınavında tam puan aldığı halde bir iş bulamazken, ev genci diye moral bozukluğu içinde ve hatta belki de ana babasından utanarak evde otururken, Fatma Betül Sayan Kaya tüm çevresini iş sahibi yapmış.

Bu asla doyurulamayacak bir açgözlülüktür.

Bunun tedavisi yoktur.

Bu bir kültürdür.

Allah bu kültürün belasını versin."