Deniz Göktaş, en sevdiği şakasını paylaştı: ‘Nedense pek paylaşılmadı’
Komedyen Deniz Göktaş, ‘Ölü Deniz‘ gösterisinden en sevdiği şakasını paylaştı. Göktaş paylaşımına “En sevdiğim şakam, nedense pek paylaşılmadı” dedi.
Komedyen Deniz Göktaş’ın ‘Ölü Deniz’ gösterisini paylaşmasının ardından, gösterinin X paylaşımlarına erişim engeli getirildi.

İktidar yanlısı isimlerin ve medyanın hedefi haline gelen Göktaş hakkında aynı zamanda ‘dini değerleri aşağılama’ gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.
Göktaş sosyal medyadan “En sevdiğim şakam, nedense pek paylaşılmadı” notunu düşerek, söz konusu kesiti paylaştı:
“Çoğunuzun babası kötüdür, Harbiye’de şifa aratacak kadar. Kıymetini bilin onun da bir tadı var. Çünkü benim babam iyi ve ben muhabbete çok giremiyorum. Ya benimki de hafif beni itekledi o yüzden kamburun falan, ne diyeceğimi bulamıyorum. Bu arada babam iyi derken Türkiye baba ortalamasına göre iyi. Öyle çizgi film kahramanı, kamu spotu bir şey düşünmeyin. Cinsiyetsiz tuvalet mücadelesinde şehit olmadı ya, öyle bir şey canlanmasın. İyi bir baba ama mesela trafikte birini öldürsem beni kurtarmaz. Recep Tayyip Erdoğan kadar iyi bir baba değil.
İyi babanın da zararları var, ister inanın ister inanmayın. İyi babanın da dezavantajları var. Bir kere size fazla saygı duyuyorlar. Özellikle çocukken verdiğiniz kararlara 10 yaşındayken sıfır hayat tecrübesiyle verdiğiniz ömürlük kararlara gereksiz saygı duyuyorlar. Baba sen kaç yaşında adamsın ya, ne dinliyorsun 10 yaşındaki bebenin fikrini. Ne bilebiliyor olabilir ya. Gönder bütün belediye kurslarına gönder. Piyano, bağlama, yüzme. Hepsine şu an gitmek istemiyorum babacım dedim. Fikrime saygı duydular, çolak gibi kaldım, hiçbir yeteneğim yok.
Çocukluk öyle bir dönem değil ki, ben o zaman verdiğim kararların hiçbirinin arkasında değilim şu an. Ve telafi etme şansım yok. Bana alışveriş poşeti bile taşıtmadılar, bileklerim ipince, düzelme şansı yok. Hatırlıyorum bir piknikte babam gelip ‘Mangal yakmayı öğrenmek ister misin’ diye sormuştu. Bunun bir çocuğa soru şeklinde gitmemesi gerekiyor. Ben de tabii ki hayır dedim, top oynamaya gittim. Hala mangal yakamıyorum. Ateşe yaklaşınca garip hareketler yapıyorum.
Bazı erkeklik jestlerinden mahrum kalıyorsunuz. Çünkü size ‘erkek gibi otur, hareketlerine dikkat et, erkek adam öyle yapar’ demedikleri için o erkeklik jestlerini sonradan kazanmak imkansız. Eksikliğini çok hissediyorum halbuki doğuştan gelen haklarım. Özellikle restorana gittiğimde yan masadaki adamlara özeniyorum. Bu ıslıkla garson çağıran adamlara. Postürümü düzeltip sesimi kalınlaştırıp garsona ‘Kardeşim, masayı bir siler misin’ diyorum. Siliyor ama öyle biri olmadığımı biliyor ya. Öyle biri olmadığımı bilerek siliyor. ‘Silelim tabii küçük beyin masasını’ gibi siliyor. Ben de böyle 23 Nisan’da bir günlüğüne erkek koltuğuna oturtulmuş gibi bekliyorum.”
en sevdiğim şakam, nedense pek paylaşılmadı. pic.twitter.com/7TyBg6pXQb
— Deniz Göktaş (@idgoktas) June 30, 2026