Altı yıl önce kapandı... Şaşmaz dosyasında Kozinoğlu ve Osman Sınav detayı
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünden önce ve sonra Kurtlar Vadisi’nde yaşananlara ilişkin dikkat çeken iddialar ile Osman Sınav’ın dizinin yapımcılık haklarını Şaşmaz ailesine devretme süreci, 2020 yılında savcılığa sunulan dilekçelerde ayrıntılı şekilde yer aldı.
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'ndeki ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma sürerken, Hürriyet yazarı Nedim Şener, Kurtlar Vadisi dizisinde Kozinoğlu'nun hayatıyla ilişkilendirilen Kazım Kaşifoğlu karakteri ve tartışmalı sahnelerle ilgili ayrıntıları kaleme aldı. Şener, dizideki bazı unsurların yanı sıra yapımcı Osman Sınav'ın dizinin yapımcılık haklarını Şaşmaz ailesine devretmesine ilişkin iddiaların da 2020 yılında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan şikâyet dilekçelerinde yer aldığını aktardı.
Şener'in yazısında yer verdiği bilgilere göre, Şaşmaz ailesiyle uzun yıllar çalışan bazı isimler tarafından sunulan dilekçelerde, ailenin şirketleri, tarikat yapılanması ve Kurtlar Vadisi dizisinin yapımcılık haklarının devriyle ilgili çeşitli iddialar gündeme getirildi. Söz konusu şikâyetlerde Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü öncesinde dizide infaz emrinin verilmesi, ölümünün ardından karakterin diziden çıkarılması, “FG” ve “34 RTE 321” plakalı araçların kullanılması ve “Erdoğan” yazılı mezar taşı gibi detaylar da yer aldı.
Şener, dilekçelerdeki iddiaların yanı sıra, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı 12 Nisan 2022'de takipsizlikle sonuçlandırdığını belirtti.
"DİZİNİN YAPIMCILIK HAKLARININ OSMAN SINAV’DAN CEMAAT MÜRİTLERİNCE TEHDİT YOLUYLA ALINDIĞI DUYUMLARINI ALDIM"
Şener'in yazısında, Şaşmaz ailesinin şirketlerinde 15 yıl avukatlık yapan Faruk Çetinkaya'nın 20 Ekim 2020'de İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunduğu şikâyet dilekçesine de yer verildi. Çetinkaya, dilekçesinde Osman Sınav'ın Kurtlar Vadisi ve Ekmek Teknesi dizilerinin yapımcılık haklarını tehdit yoluyla devrettiğine ilişkin duyum aldığını ifade etti.
Çetinkaya'nın dilekçesinde, Osman Sınav'ın dizileri devretme sürecine ilişkin aktardığı ifadeler şöyle:
“Bu aile ile ilişkimin kesilmesinden birkaç ay sonra Kurtlar Vadisi dizisi ve Ekmek Teknesi dizisinin yapımcılık haklarının Osman Sınav’dan cemaat müritlerince tehdit yoluyla alındığı duyumlarını aldım. Bu da araştırılması gereken bir diğer husustur. Ben 2004 yıllarında Raci Şaşmaz ve Pana Film’in avukatlığını yaptım. Yapımcılık devir sözleşmelerini hazırladığım (Zira o dönem Sinegraf’ın da muhtelif avukatlık işlerin takip ediyordum) tarihlerinde böyle bir durumdan asla haberim olmadı. Sadece Raci Şaşmaz, ‘Osman hocaya bazı mafya elemanları gelmiş, rahatsız olmuş. Diziyi bırakmak, masasını temizlemek istiyor. Hollywood’dan bir yapımcı ile ortak yapım yapmak istiyor. Dizileri bize devredecek. Devir sözleşmelerini hazırla’ dediği için yapımcılık devir sözleşmelerini hazırladım. Ve o zamanki avukatı Bülent Gökçen ile de karşılıklı revizeler ile imza aşamasına getirmiştik. Yakın zamanda öğreniyorum ki Osman Sınav. Bu yönde tehdit edilmiş. Durum böyleyse Şaşmaz Ailesi tüm fertleriyle bu dizilerden ve yapımcılıklardan trilyonlarca servet edindiler ki kul hakkını nereye sığdıracaklar?”
ŞAŞMAZ AİLESİ HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR
Şener, Şaşmaz ailesinin şirketlerinde 17 yıl finans müdürlüğü yapan Cemaleddin Çoban'ın da savcılığa şikâyet dilekçeleri sunduğunu aktardı. Çoban, dilekçesinde Abdülkadir Şaşmaz'ın liderliğini yaptığı tarikat yapılanmasına ve aileye ilişkin çeşitli iddialarda bulundu.
Çoban'ın dilekçesinde yer alan ifadeler şöyle:
“Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2018/39110 nolu dosyada 20.02.2020, 10.03,2020, 05.05.2020 tarihlerinde beyanlarda bulunmuştum. Abdülkadir Şaşmaz dini yapılanma görüntüsü altında resmen mafyavari örgütlenmişlerdir. Çocukluğumdan beri şahit olduğum ve son birkaç yıldır daha iyi değerlendirdiğim bu yapı dini olarak aileleri ele geçirip onların çocuklarını da legal görünümlü illegal olaylarda kullandıklarına şahit oldum ve bu konuda benim gibi mağdur olmuş yüzlerce kişinin şikâyetçi olacağından eminim. Ailesini (Şaşmaz Tarikat Yapılanması) çok yakından ve çocukluğumdan beri bilmekteyim ama bildiklerimin buzdağının görünen tarafı olduğunu yaşadıkça, başka mağdurlar ile konuştukça anladım. Şaşmazlar, benim gibi diğer insanlar içinde kutsal sayılır da. Kurdukları dini ve korku imparatorluğu ile insanlar üzerine büyük tahakküm kurup tam bir teslimiyet ve biat etme kültürüne aileden bize aktarılmıştı. Abdülkadir Şaşmaz, benim gibi birçok genci ‘Silah çekseler bile o mermi bize size işlemez üstüne yürüyün, siz korunuyorsunuz. Siz seçilmiş insanlarsınız’ söylemleri ile kandırıyordu. Şaşmaz ailesi yapımcısı oldukları mafya dizilerini, Kurtlar Vadisi serisi, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizilerinin senaryolarını gerçek hayatta oynamakta, çevresinde olan herkesi ve çalışanları, suç kardeşleri, tehdit, şantaj ve biat kültürüne uygun olarak yanlarında tutmaktadırlar.”
EMEKLİ ALBAYIN DİLEKÇESİNDEKİ DİZİ AYRINTILARI
Nedim Şener, Şaşmaz ailesini uzun yıllardır tanıyan emekli albay Engin Ufuk'un da 2020 yılında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na çeşitli tarihlerde dilekçeler sunduğunu belirtti. Ufuk, dilekçelerinde Şaşmaz ailesinin tarikat yapılanması ve FETÖ ile olası ilişkisine dair değerlendirmelerini aktardı.
Ufuk'un dilekçesinde yer alan ifadeler şöyle:
“Bu ikinci ihbar mektubundaki ifadeler de bir önceki gibi, 30 yıllık yaşanmışlık ile 3-4 yıldır süren derin araştırmalar sonucu oluşmuş belge ve şahitleri bulunan gerçeklerdir. İhtiyaç duyulması durumunda, devletimize yardımcı olmaya ve ifade vermeye hazırım. Bizler ‘Şaşmaz sözde tarikat yapılanmasını’ anne ve babamızla tanıdık, tasavvuf âşığı insanlar olarak 2010 yılından itibaren bu yapının illegal ve İslam’a aykırı davranışları olduğunu fark etmeye ve bu yapıyı irdelemeye, kökenlerini ve amaçlarını araştırmaya başladık. 2017 yılında ise Şaşmaz ailesinin korkunç bir yapı, FETÖ ile ilişkileri olabileceği kanısına dahi vardık. Ayrıca yurtdışı bağlantılarda olabileceğini yaptıkları dizi ve konuştuğumuz kişiler ile uygulamalarından değerlendirdik. Araştırmalarımız yoğunlaştıkça bu aileden şikâyetçi olmak isteyen ancak çekinen ve korkan birçok mağdur ve zulüm görmüş insan ile karşılaştık. Şaşmaz ailesinin görünenin tam tersi bir yaşamı ve felsefede olduğunu üzülerek ve hayal kırıklığı içinde tespit ettik. Ancak başka insanların bu zehirli örümcek ağının içine düşmemesi için milletimiz ve devletimizi elimizden geldiği kadarıyla uyarmaya karar verdik.”
Ufuk, aynı dilekçede Kurtlar Vadisi dizisindeki bazı sahnelere ve karakterlere ilişkin iddialara da yer verdi. Dilekçede, dizide “Erdoğan” yazılı mezar taşı gösterildiği, “34 RTE 3-2-1” plakalı aracın kullanıldığı ve Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünden önce bazı olayların senaryolaştırıldığı öne sürüldü.