12 Kas 2025 08:57 Son Güncelleme: 12 Kas 2025 09:25

Ali Babacan'dan Erdoğan'a 'Tatlı bir dönüşüm' çağrısı! ‘Tarihe geçer…’

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV’deki söyleşisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Tatlı bir dönüşüm” çağrısı yaparak, Türkiye’nin yeni bir yol seçmesi gerektiğini belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar TV “Gündem Özel” programında konuştu.

Babacan, AK Parti'ye dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruya, “Bakın biz ülkeyi yönetmenin tümüne talibiz. Kısmi bir şey talibinde değiliz. Niye talibiz? Çünkü en hazırlıklı biziz. Ya hazırlıklı değilizdir, o da anlaşılır, ama bunu nasıl yapacaksın? Yani biz orada ekonomiyi düzeltirken, eğitimde saçma sapan işler yapılacak, değil mi? E düzelir mi bu ekonomi? Düzelmez. Biz orada ekonomiyi düzeltmeye çalışırken, hukukta, yönetimde her türlü yanlış yapılacak. Bu ekonomi düzelir mi? Düzelmez. Onun için hep diyoruz: Ülke yönetimi bir bütündür. Biz de bu bütünün tamamına talibiz” karşılığını verdi.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, CHP oylarıyla 15 milletvekili kazanmalarına ilişkin ise şunu dedi:

“Ben daha önce de söyledim. Cumhuriyet Halk Partisi bir hayır kuruluşu değil, Sebil Çeşmesi değil. Herkese bedavadan milletvekili dağıtacak bir kurum mu? Değil mi? Cumhuriyet Halk Partisi ana muhalefet partisi. O gün kendi işlerine gelmese, kendi çıkarları olmasa niye böyle bir teklifle gelsinler bize? Biz gidip istememişiz ki onlar teklif etmiş. Onlar ısrar etmiş. Bunların hepsini unutuyorlar. Tutuyorlar, bambaşka bir seçimin sonuçlarıyla bambaşka bir seçimin milletvekili sayısını karşılaştırıyorlar. Ve bunu da yapanlar kendine akademisyen diyen adamlar. Bakıyorsun bilmem ne akademisyen, bilmem ne araştırma, bilmem ne stratejist, hepsi trol, hepsi trol. Başka bir şey değil

“DEFTERDE YAZANLAR ÇOK AÇIK. BİZE HANGİ TEKLİFLE GELDİKLERİ KAYITLARDA VAR, ŞAHİTLER VAR”

Tekrar ediyorum: Bugünkü CHP yönetimiyle bu konu bu defter bizim için çoktan kapanmıştı. Bir gün açarlarsa biz de açarız. Defterde yazanlar çok açık: Bize ne tekliflerle geldikleri, hangi simülasyonları sundukları hala kayıtlarımızda var. Onların şahitleri var her iki partide de. Daha fazla uzatma söz konusu olursa o zaman siciller, defterler açılır. Kim ne söylemiş, kim neyi teklif etmiş, DEVA Partisi’nin hakkı neymiş…”

“ERDOĞAN VE ÖZEL İLE HER SORUNU KONUŞMAYA HAZIRIM”

1 Ekim resepsiyonundaki fotoğraf ve sonrasında yaşananlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Babacan, “Biz Türkiye'nin bu ülkenin yönetiminin tümüne talibiz. Devlet politikası bir bütün. Ekonomi yönetimini ayırıp ayrı bir hatta yürütmek diye bir şey yok. Eğitim politikası diğer politikalardan bağımsız değil. Hukuk ve adalet politikaları diğer pek çok konuyla iç içe. Dolayısıyla biz şu anda Türkiye'yi yönetmeye en hazır siyasi partiyiz. Bunu sözlerimin başında ifade etmek istiyorum. Hatta hodri meydan demiştim biliyorsunuz, bir grup konuşmamda. Biz her sorunun çözümünü detaylı bir şekilde ortaya koyduk. Binlerce sayfalık çözümümüz hazır. Bizim gibi hazır olan bir başka siyasi parti varsa ama aynı detayda, getirsinler, koysunlar masaya ve konuşalım. Ben bugün Sayın Erdoğan'la da, Sayın Özgür Özel'le de Türkiye'deki her politik alanda, her sorun alanında konuşmaya hazırım” ifadelerini kullandı.

“ALİ BABACAN MENFAAT ŞEBEKESİNİN KORKULU RÜYASIDIR”

Ekonominin düzelmesi için mutlaka tasarruf yapılması ve Kamu İhale Yasası’nın çıkarılması gerektiği görüşünü yineleyen Ali Babacan, “Neden düzeltemiyorlar Ali Bey?” sorusuna cevap verirken, şunları söyledi:

“Menfaat şebekesi bunu yaptırmıyor. Çünkü onların menfaati kesilecek. Devletin tasarruf etmesi demek, daha az para harcaması demek. Devletin tasarruf etmesi demek, devletin bütün alımlarının daha şeffaf yarışmayla yapılması demek. O zaman kimsenin menfaati kalmayacak ki. Devlet neyi alacaksa şunu alacaksa, devlet kim en ucuza veriyorsa ondan gidip alacak. E şimdi deprem konutları yaptılar değil mi? Deprem konutlarına bir bakın. Bir liraya mal olacak konutu en az 2-3 liraya mal ettiler yani. Biz aynı parayla inanın en az iki katı konut imalatı yapardık. Aynı parayla şu anda 650 bin konut ihtiyacının tamamını biz bitirmiştik. Eğer o kamu ihale yasası devreye girseydi, Avrupa Birliği'nin kamu ihale yasasına göre bu deprem konutları yaptırılsaydı, yapmadılar. Peki aradaki farkı kim kazanıyor? O menfaat şebekesi kazanıyor. Çok büyük paralar bunlar. Dolayısıyla Ali Babacan o menfaat şebekesinin korkulu rüyasıdır”

“BİZ ONA BUNA BOYUN EĞECEK PARTİ MİYİZ?”

1 Ekim resepsiyonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte yansıyan fotoğraf sonrası devam eden tartışmalara da değinen Ali Babacan, davete katılmalarının Anayasa değişikliği ile ilişkilendirilmesine tepki gösterdi:

“O fotoğrafta tık diye bir deklanşöre bastılar, bir kare çektiler ya. Dediler bunlar ‘Anayasa da tamam’. ‘Bunlar anayasayı geçirecek’, hemen şey hesabı yapıyorlar. Aha diyorlar 400’ü geçti. Eyvah ya, biz Allah aşkına ona buna boyun eğecek bir parti miyiz ya? Hamdolsun, biz kimsenin karşısında boyun eğmeyiz. Doğru neyse onu yaparız. Ya anayasa, anayasa diyoruz da. Mevcut anayasaya uymayan bir iktidarın anayasayı değiştirme ya da yeni bir anayasa konusundaki çalışmalarını nasıl ciddiye alabiliriz ki? Evet. Uymuyorsun ki. İleride de zaten uymayabilirsin. O zaman bunu değiştirmekle niye uğraşıyorsun yani? Evet. Yani senin için bu anayasa bağlayıcı bir hukuk normu değil. O zaman niye uğraşıyorsun değiştirmekle? Ben bunu defalarca söyledim”

BABACAN’DAN ERDOĞAN’A: “TATLI BİR DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNÜ AÇ, TARİHE GEÇ”

Türkiye’nin yeni bir yol ve hedeflere yönelecek tercihler yapmasını arzu ettiğini söyleyen Ali Babacan, 26 yıl gibi en uzun süre yönetimde olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “tatlı bir dönüşümün önünü açma” çağrısı yaptı.

“Bugün itibariyle bize soracak olursanız AK Parti tüzüğü gereği genel başkanlığını artık bırakması gerekiyor. Anayasa gereği dönem sonu doldu. Tayyip Bey’in sağlığı sıhhati hala yerindeyken kendisinden sonrasınıyla ilgili tatlı bir dönüşümün bugünden hazırlığını yapması lazım. Yani ülke sağ salim , düzensiz birkaos olmadan, insanların vicdanında kabul görecek bir şekilde demokrasiden, sandığın namusundan, hukukundan emin olacağı bir şekilde tatlı dönüşümün zamanı geldi bize göre” diyen Ali Babacan, “Tayyip Bey’den bunu bekliyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:

“Bunu yapsa tarihe nasıl geçer? günahıyla, sevabıyla bir döneme imzasını atmış tarihe geçmiş bir devlet başkanı olarak güzel bir dönüşümün hazırlayıcısı olarak önümüzdeki dönemi yönetse, ben ülkemiz için de kendisi için de çok iyi olacağını düşünüyorum açıkçası.”

“DEMİRTAŞ, KAVALA, CAN ATALAY; BU İNSANLARIN HAPİSTE OLMAMASI GEREKİYOR. BU NASIL HUKUK DEVLETİ?”

Ali Babacan, AİHM ve AYM kararlarını hatırlatarak cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay’ın durumlarına da dikkat çekti. Babacan, “AİHM kararları, AYM kararları, özellikle tutuklanan ya da hükümlü olanlar var; mesela Demirtaş meselesi var. Kavala meselesi var. Can Atalay meselesi var değil mi? Biz bunların hepsinin dosyalarını inceledik. Ya yani Anayasa Mahkemesi baktı, AİHM baktı. Ya bu insanların hapiste olmaması gerekiyor dedi. Hâlâ hapisler. E bu nasıl iş? Yani bu nasıl hukuk devleti?” diye sordu.

“KOMİSYONUN DEMOKRATİKLEŞME İLE İLGİLİ BİR RAPOR HAZIRLAMASI LAZIM, YOKSA EKSİK KALIR; BİR AYAĞI TOPAL KALIR”

“Komisyondan umutlu musunuz? Türkiye umutlanmalı mı? Çünkü o kadar çok komisyon kuruldu ki” sorusunu Ali Babacan, “PKK ile ilgili meselelerden sonra da bana göre o komisyonun oturup demokratikleşme ile ilgili bir rapor hazırlaması lazım. Yoksa eksik kalır bu iş yani. Bir ayağı topal kalır. Ama PKK mensuplarının ne olacağıyla ilgili komisyona somut bir önerinin gelmesi ki bunu MİT getirecek. Başka kim getirecek, bunu kim çalıştırdı? Zaten muhtemelen bu çoktan konuşuldu edildi ki bu iş buraya kadar geldi. Yani MİT'in elinde muhtemelen bir taslak da var. Onu bir noktada getirecekler komisyona. Ama mesele sadece PKK'dan ibaret değil ki. Mesele Suriye'de ne olacak? Yani açıkçası Suriye kaynaklı Türkiye'ye ileride gelebilecek her türlü riske karşı sağlam tedbir almak gerekiyor” şeklinde yanıtladı.

“CEZADA ADALET VE İNFAZDA EŞİTLİĞİ SAĞLAYACAK BİR YAKLAŞIM KESİNLİKLE GEREKLİ”

“Ülkenin bütün katmanlarını saran adalet mağduriyetlerini giderecek infaz yasasıyla alakalı bir gelişme olur mu?” sorusuna Ali babacan şu yanıtı verdi:

“Cezada adalet ve infazda eşitliği sağlayacak bir yaklaşım kesinlikle gerekli. Zaten bizim burada 8 No’lu eylem planımız KHK mağduriyetlerinden bahseder ama sadece KHK mağduriyeti değil, aynı zamanda haksız yere hükmü olan insanların nasıl adalete ulaşacakları ile ilgili de bir sürü çalışma var burada. Biliyorsunuz, Türkiye'de 2 milyonun üzerindeki insan terör örgütü üyeliğiyle hakkında savcılık süreci başlatılmış durumda. Bir ülkede 2 milyon terörist, terör üyesi olur mu ya? Terör örgütlerin nispeten sayısı belli olur. Bir ideolojisi olur, hedefi olur, davası olur, elinde silah. Ortalığı birbirine katar yani ama sayıca belirli bir sayısı vardır. Yani şimdi iki milyon üyeli bir terör örgütü olmaz yani.”

“ŞU AN YAŞADIĞIMIZ BİR KRİZDEN ÖTE İÇTEN İÇE BİR ÇÜRÜME, BİR YAVAŞ ÇÖKÜŞ, GENİŞ BİR YOKSULLAŞMA, FAKİRLEŞME”

“Şu anda yaşadığımız artık ne biliyor musunuz? Bir krizden öte içten içe bir çürüme, bir yavaş çöküş, geniş bir yoksullaşma, fakirleşme. Yani aslında bu krizin, şu anda yaşadığımız krizin sosyal yönü çok daha ağır basıyor. Yani finansal yönünden çok, sosyal yönü çok ağır basıyor. KOBİ’lerin alın teriyle, akıl teriyle kazanmaya çalışan herkesin mağdur olması, rekabette çalışan herkesin büyük sorunlar çekmesi. Öyle farklı bir kriz yaşıyoruz şu anda Türkiye'de.”

“ÖCALAN'IN GÖRÜŞLERİNİ, DÜŞÜNCELERİ KOMİSYONUN BİLMESİ LAZIM”

“Öcalan'ı dinlemesine DEVA Partisi nasıl bakıyor?” sorusuna Ali Babacan şu yanıtı verdi:

“İşin özü, Öcalan, PKK'yı ilk kuran kişi mi? Bu örgütün başında olmuş mu yıllarca? Hâlâ örgüt bunun söylediklerini dikkate alıyor mu? 27 Şubat'ta o çağrıyı yapması, örgütün lağvetme kararı ve silah bırakma kararını getirdi mi? Getirdi. Dolayısıyla mesele PKK ise Öcalan'ın görüşleri, söyledikleri, söylemedikleri önemli. Süreci etkiliyor çünkü. Öcalan'ın görüşlerinin bir şekilde komisyona aktarılmasını ben kıymetli bulurum bir şekilde. Ama bunun şekli şemaili nasıl olur? Onun için de komisyon çalışsın. Zaten Numan Bey'in asli görevi bu oldu şimdi. Meclis Başkanımız taraflarla konuşup bir çözüm üretecekler. Nasıl bir çözümse yani Öcalan'ın görüşleri, düşünceleri komisyonun bilmesi lazım.”

ETİKETLER
#ali babacan #erdoğan