AK Partili isimlerden flaş CHP itirafı! ‘Gayet iyi kullanıyor…’
AK Parti temsilcileri, ekonomi alanında yapılan yetersiz düzenlemelerin büyük bir halk kitlesini huzursuz ettiğini, CHP'nin de bu durumu iyi kullandıklarını itiraf etti.
Türkiye’de son yıllarda artan enflasyon, alım gücündeki sert düşüş ve işsizlik sadece dar gelirliyi ve emekliyi değil, iş dünyasını da köşeye sıkıştırmış durumda. Ekonomideki bu tablo, iktidar kulislerinde de ciddi bir rahatsızlık yaratıyor.
Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardıklarına göre, AK Parti içinde ekonomi artık en büyük siyasi yük olarak görülüyor.
AK Partili siyasetçilerin sahada karşılaştığı tablo, partinin kendi içinde de açıkça itiraf ediliyor. AK Partili milletvekilleri ve parti yöneticileri her gün geçim sıkıntısı yaşayan yurttaşlarla yüz yüze geliyor ve bu durum iktidarı giderek daha fazla zorluyor.
“Yapılan yetersiz düzenlemelerin büyük bir halk kitlesinin huzursuzluğunu artırdığını, CHP’nin de bunu gayet iyi kullandığını söylüyorlar” diyen Nuray Babacan’ın aktardığına göre AK Partililer bu nedenle hem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i hem de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı sıkıştırarak yeni adımlar atılmasını talep ediyor. Ancak iki isim de mevcut ekonomik programdan geri adım atmamakta ısrarcı…
İŞ DÜNYASI DA İSYANDA
Ekonomideki sıkıntının yalnızca sokakta değil, iş dünyasında da derinleştiğini dile getiren yazar, AK Parti ekonomi kurmaylarının iş insanlarıyla yaptığı toplantılarda tablo giderek daha karamsar hale geldiğini ileri sürdü ve şu detayları paylaştı:
- İş insanları, ekonomik krizin beklendiğinden uzun sürdüğünü, kemer sıkma politikalarının sonuç vermediğinden yakınıyor. Sektörel bazda taleplerinin yeteri kadar karşılanmadığından şikayet ediyorlar.
- İşletme kredilerinin kullanılmasında yaşanan sorunlar en öncelikle konuyu oluşturuyor. Bankaların limit uygulamasının diğer kredi türleri için geçerli olması ancak işletme kredilerinin kapsam dışına çıkarılması isteniyor.
- Eximbank kredilerinin arttırılması başlıca talepler arasında.
- Özellikle istihdam yoğun sektörlerde ciddi kriz yaşandığı aktarılıyor. Hem maliyet hem işgücü maliyeti açısından bu alandaki işletmelerin Mısır ve Çin gibi ülkelere kaymasının önlenemediği anlatılıyor.
- Maliyetler açısından ülke tercihlerinin değişmesinin beklenenden hızlı gerçekleştiği, bunun ekonomi planları zora soktuğu biliniyor. Hükümet kanadı da bu kadar hızlı geçiş beklemediklerini kabul etmiş.
- İnternet üzerinden 30 euroya kadar yapılan kolay alışverişe getirilen yasak, buna ilişkin önlemlerden biri olarak öngörülmüş. Özellikle, hazır giyim, çanta ve ayakkabı sektörlerindeki sıkıntının bu kararla kısmen aşılabileceği iddiasındalar.
- Ayrıca Ticaret Bakanlığı laboratuvarlarında bu ürünlerin üzerinde yapılan testlerin büyük bölümünde, kimyasal atık ve toksik madde saptandığı savunuluyor. Bu kararla tüketicinin de korunduğu öne sürülüyor. Ancak, zaten ekonomik sıkıntıda olan vatandaşı daha pahalı malı almaya zorlamayı serbest ticaret açısından yanlış bulanlar da var.
- AKP’nin ekonomi kurmayları, Dünya ticaretinin geldiği nokta nedeniyle zaman zaman sektörel koruyuculuğun arttırılmasının normal olduğunu, istihdam ve üretimin devam etmesi için zorunlu kararlar alındığını dile getiriyorlar.
- Partinin iyimserleri, sıkı para politikasının olumlu sonuçlarının 2026 yılının ikinci yarısında görüleceğini, enflasyonun Şubat ayı itibariyle 29’a düşeceğini, faizin aşamalı olarak düşürülerek normalleşmenin tamamlanacağını iddia ediyorlar.
- Onlara göre, kur korumalı mevduattan vazgeçilmesi bile başlı başına bir başarı. Her yıl ödenen milyarlarca liralık faizin kasada kalması bile önemli. Bütçe açığının gerilediği, rezervlerin arttığı yorumları yapılıyor. Sanki bu kararı alan başka bir hükümetmiş gibi!
Tüm bunlar savunulurken, her sokağa çıktıklarından vatandaşın bitmeyen şikayetleri, her toplantıda iş insanlarının sıraladığı sorunlar, iyimser tabloya bir türlü oturmuyor…