10 Oca 2026 01:15 Son Güncelleme: 10 Oca 2026 01:26

Adem Soytekin'den '70 daire dağıtıldı' iddiası! 'Tahliye ederseniz isimleri açıklarım'

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında tutuklu yargılanan ASOY İnşaat’ın sahibi Adem Soytekin, iddianamedeki “70 daire” eylemine ilişkin enteresan isimlerin yer aldığı bir listeyi tahliye edilmesi halinde mahkemeye sunacağını söyledi. Mahkeme, kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluğun devamına karar verdi.

İBB davası kapsamında önce tutuklanan, daha sonra etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye edilen ancak ifadelerinin çelişkili bulunması üzerine ikinci kez tutuklanan iş insanı Adem Soytekin’in tutukluluk incelemesi için hâkim karşısına çıktığı öğrenildi.

Can Öztürk'ün T24'te yer alan haberine göre Soytekin, beyanlarında, "Ben daha önce 8 defa etkin pişmanlık kapsamında kendi iradem ve kendi talebimle ifade verdim" ifadelerini kullandı. KİPTAŞ'ın dairelerinin CHP'li delegelere dağıtıldığı iddiası hakkında Soytekin, "Belirli kişilere ayrıldığı belirtilen 70 adet dairenin kimlere ait olduğunu ve görüntüde kimlerin üzerine dairelerin yapıldığının listesini tahliye olmam durumunda paylaşabilirim" diye konuştu.

Dosya kapsamında kırmızı bülten ile aranan Emrah Bağdatlı için Soytekin, "Bağdatlı, Murat Ongun'un hem ortağı olup hem de Ongun'un bütün mallarını kendi üzerinde taşımaktadır, yani kasa görevini görmektedir" dedi.

Soytekin, ifadesinde daha öncesinde 8 kez etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere ifade verdiğini söyledi. Ara değerlendirme yapan Mahkeme, Soytekin’in tutukluluğunun devamına karar verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İBB iddianamesi hazırlandı. İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğu, 'Yolsuzluk' soruşturmasının iddianamesinde Ekrem İmamoğlu ile 105'i tutuklu 402 şüpheli yer aldı. Mahkeme iddianameyi kabul ederken düzenlediği tensip zaptıyla tüm sanıkların tutukluluklarının devamına karar vermişti. Mahkeme bugün dosya kabulünün ardından ilk tutukluluk değerlendirmesini yaptı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İmamoğlu ve 104 kişinin tutukluluk halinin devamına kararı verildi.

Sadece Soytekin beyan verdi
Aynı dosya kapsamında tutuklu bulunan iş insanı Adem Soytekin, bugün tutukluluk değerlendirmesi kapsamında ifade verdi. Soytekin’in tüm tutuklu sanıklar arasında beyan verme talebi kabul edilen tek sanık olması da dikkat çekti.

"Sekiz defa etkin pişmanlık kapsamında kendi iradem ve kendi talebimle ifade verdim"
Soytekin ifadesinde şöyle dedi:

"Önceki bütün beyanlarımın arkasındayım, ben devletimin yanındayım, devletime karşı suç işlemem işlenen hiçbir suçta da devletimin yanında olurum, yetiştirilme tarzım da böyledir, iddianame düzenlendikten sonra eylemleri okuduğumda bir çok eylemde mahkemenize faydalı olacağını düşündüğüm şeyler var, ben daha önce 8 defa etkin pişmanlık kapsamında kendi iradem ve kendi talebimle ifade verdim, bu ifadelerin sayısının çok olmasının sebebi sorulan soruların geriye doğru 10 yılın üzerinde bir süreden sorulduğu için aynı zamanda somut delillerle desteklenmesi ve somut delillerle dahil edilmesi için birden fazla ifadem olmuştur, ben çocukluğumdan beri aile mesleği olan inşaat işiyle uğraşmaktayım, ben meslek hayatım boyunca 10 milyon m2 üzerinde inşaat işleri yaptım, bugüne kadar yaklaşık 4500 konut ve iş yeri ürettim, bunun birçoğunu sattım ve teslim ettim, bir kısmı da halen devam etmektedir, benim bu dosya içerisinde olma sebebim 2014-2024 yılları arasında daha önce ifademde de bahsettiğim gibi bana yaptırılan kreşler, okullar, cami, kavşak köprü vb. Kamu yararına kullanılan işlerdir, bunların ödemelerini bana normal olarak değil belediyenin yönlendirdiği müteahhitlerin daire, dükkan veya uzun vadeli çek ile ödemişlerdir, bu yaptıkları ödemelerin esasında belediye ile bir işi olduğu aşikardır. "

"Metin Gül'ün iskan almak için bedel ödediğini biliyorum"
"İddianame kapsamındaki 2 nolu eylem içerisinde vermiş olduğum beyanda şu hususu da eklemek istiyorum; Metin Gül benim adımı kullanarak bir şeyleri gizlemektedir, bana verdiğini iddia ettiği daireler iş karşılığıdır, benim bu eylemde Metin Gül'den rüşvet olarak aldığım bir daire bulunmamaktadır, ben Metin Gül ile Fatih Keleş'i Kalekent Satış Ofisinde Metin Gül bana Ekrem Bey ile görüştüğünü ve Fatih Keleş'e yönlendirdi, birkaç saat sonra Fatih Keleş geldi, ben bunları görüştürdüm, daha önce beyanımda Metin Gül Fatih Keleş'e ne karşılığında bunları çözdürdü bilmiyorum Fatih Keleş benimle paylaşmazdı şeklinde beyanda bulunmuş isem de Metin Gül kendi ifadesinde belirttiği üzere para verdiğini söylemiştir, ben de bu paranın Fatih Keleş'e verildiği kanaatindeyim, ben Metin Gül'ün iskan almak için bedel ödediğini biliyorum, ilk görüşmede Metin Gül'ün de beyanında belirttiği gibi talep edilen rakam 3 Milyon TL'idi bunun 2.5 Milyon TL'si mi verildi yoksa 3 Milyon TL'nin tamamı mı verildi bilmiyorum, bu 3 Milyon TL rakamının istendiğini bana Metin Gül bizzat söyledi, benim Metin Gül ile ayrıca ticari ilişkim de bulunmaktadır. "

"İmamoğlu proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 Milyon TL istedi"
"İddianame kapsamındaki 6 nolu eylem içerisinde vermiş olduğum beyanda şu hususları da eklemek istiyorum; Ben Westside'in kaba inşaatında anlaştığında sene 2013'dü, o tarihlerde Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı değildir, hatta o tarihler kesmiş olduğum faturalarda ve hak edişlerde mevcuttur, önceki ifadelerimde bahsetmediğim ancak süreç içerisinde yapmış olduğum değerlendirmeler neticesinde ulaştığım bazı bilgileri de aktarmak istiyorum, Ekrem İmamoğlu proje kapsamındaki müteahhitlerden 30 Milyon TL istediğini bütün müteahhitler belirtmişler ve bu rakama anlaştıklarını söylemişlerdir, bana verilen daire ve dükkanların toplam bedeli o dönemin parasıyla 5 Milyon TL'yi aşmaz, daha sonra ortak olduktan itibaren kasada yapmış olduğum incelemede kalan rakamın Muzaffer Beyaz'a adi ortaklıktan çıkış yapıldığını gördüm, bu çıkış yapılan rakamın da Muzaffer Beyaz üzerinden sisteme aktarıldığını anladım, Hasan İmamoğlu'na ilişkin iddianame kapsamındaki anlatımları da okudum, o olaya da vakıfım, bu süreçte Beyaz İnşaat üzerinden yapıldığını biliyorum, arazi sahibi Kemal Şahin'den inşaat ruhsatı için Cevat Güleç Okulunun yaptırılması istenmiştir, bu okulun inşaatını sistemin rüşvet parası ile ben yaptım."

"Ciddi yolsuzluk yapıldığını bildiğim Beylikdüzü'nün en büyük kamu ortaklı projesini burada anlatmak istiyorum "
"Ben belirtmiş olduğum hususların dışında önceki savunmalarımdaki anlattıklarımın tamamını doğru olduğunu belirtmekle birlikte, iddianamede bulunmayan ancak ciddi yolsuzluk yapıldığını bildiğim Beylikdüzü'nün en büyük kamu ortaklı projesini burada anlatmak istiyorum, bu projenin ismi "Vira İstanbul" isimli herkes tarafından bilinen Beylikdüzü'nün en büyük projesidir, bu proje ihaleye çıktığında bölgenin müteahhitleri ve aynı zamanda akraba olan Güller ve Beyazlar koordineli bir şekilde kendi aralarında anlaşarak teklif verdiler, Beyazlar İnşaat'ın sahibi Muzaffer ve Seyfi Beyaz kardeşler yüksek oran, düşük ciro teklifi sunarken Gül Projenin sahipleri Metin Gül, Çetin Gül, Ali Gül , Osman Gül ve Sönmez Aydın düşük oran ancak yüksek ciro teklifinde bulundu, ihale işlemi bu iki grup arasında danışıklı olarak yapıldı, belediyede ihale işlemine ilişkin yapılacak incelemede bu ihalenin de fesatlı olduğu da açıkça anlaşılacaktır, zaten aralarında yapmış oldukları anlaşmada ihaleyi hangisi alırsa diğerini ortak edecekti, Gül Proje işi aldı ve daha sonrasında Beyaz İnşaat'ı bu işe gizli ortak yaptı, Seyfi Beyaz bu durumu ifadesinin birinde ikrar etmektedir, tahliye olmam halinde bu Beyazlar ve Güllerin satışı yapılan daireleri belediyeden kimlerin üzerine aldıklarını, Beyaz İnşaat'ın gayri resmi ortak olmasına rağmen resmi harcadığına ilişkin kayıtları temin edip mahkemenize ibraz edebilirim ayrıca yine bu olay kapsamında kamunun payı olan oranı, eksper üzerinden 1-2 yıl vadeli çekler vererek kamu payını satın alıyorlar, bu kamu payını satın alma işlemini 100 daire 100 daire yapıyorlar, ayrıca almış oldukları bu 100 daireyi satıp gerçekte kamuya aktarılması gereken paranın önünü kesiyorlar. "

"Emrah Bağdatlı kasa görevi görmektedir"
"Ayrıca bu Olay TV'nin alınması sürecinde ayrıntısına değinmediğim Emrah Bağdatlı'nın bana gelerek Olay TV'yi satın alma hususunu bana ilettiğini de belirtmek isterim, Emrah Bağdatlı, Murat Ongun'un hem ortağı olup hem de Murat Ongun'un bütün mallarını kendi üzerinde taşımaktadır, yani kasa görevini görmektedir, ben bu teklifi geri çevirince Olay TV'yi Hüseyin Köksal'a aldırdılar."

"Bildireceğim isimlerde de görüleceği üzere enteresan isimlerin olacağını düşünüyorum "
"İddianame kapsamındaki 30 nolu eylem içerisinde vermiş olduğum beyanda şu hususu da eklemek istiyorum; Eylem kapsamında anlatılan ve belirli kişilere ayrıldığı belirtilen 70 adet dairenin kimlere ait olduğunu ve görüntüde kimlerin üzerine dairelerin yapıldığının listesini cezaevinde temin edemedim ancak tahliye olmam halinde oranın da müteahhiti olmam hasebiyle ben bu kayıtlara tek tek ulaşıp mahkemenize tamamının listesini sunacağımı taahhüt ediyorum, burada yapacağım incelemede de bildireceğim isimlerde de görüleceği üzere enteresan isimlerin olacağını düşünüyorum."